ilkelihaber.com, ilkeli haberciliğin adresi -
$ DOLAR → Alış: 3,76 / Satış: 3,77
€ EURO → Alış: 3,98 / Satış: 4,00

HEP KÖTÜLER DEĞİL, BİR GÜN İYİLER KAZANACAK

Tamer Gülen
Tamer Gülen
  • 04.01.2017

Değerli okurlarım, 2017 yılının ilk yazısını, daha güzel konularla yazmak varken, vahşi terör yılın ilk saatinde zalimliğini bir daha sergiledi.

Gündem yine terör , yıkılan yuvalar, gözü yaşlı analar, eşler ve boynu bükük evlatlar ve yine aynı teraneler kınıyoruz, kınıyoruz kınıyoruz, hep klişeleşmiş söylemler bu gibi vahşetin içimizi yaktığı minvalde bir de bunun yanında kendilerine siyasi nema getirme peşinde olan fırsatçılar boy göstermeye başladılar.

Olay mahalline giderek basın açıklaması yapan, kendi kendilerine hamaset barbarlığı yapanlar, iş devletin birlik bütünlüğüne gelirken yan çizenler işlevini kaybetmiş sistemin önünü açmak için hep engel bariyerleri koymaya çalışan muhalifler, hiç yüzleri kızarmadan hükumet istifa diyerek 5 yaşındaki çocuğu dahi kandıramadıklarının farkındalar.

Zira ellerinde başka argümanları yok, boş sallamaya devam ediyorlar. Hadi hükümet istifa etsin diyelim. Yahu! Siz kendi içinizde barışık değilsiniz ki, bu millete hizmet verebilecek donanıma zaten sahip değilsiniz. Çok manidar ve yerinde bir söz “Koyun Can derdinde, Kasap et derdinde” Kim olursak olalım, hangi parti, hangi millet, hangi inançtan, rengimiz, tenimiz ne olursa olsun nihayetinde hepimizi yaradan bir Allah vardır. Dolayısıyla hiç kimsenin, hiç kimseden üstünlüğü yoktur.

Ancak üstünlüğümüz yapmış olduğumuz amellerin karşılığıdır. İstanbul’un seçkin eğlence merkezi olan bu yerde onlarca insanın ölümüne ve yaralanmasının müsebbibi kim veya kimler olursa olsun. İnsan yaşamına son vermek gibi bir vahşeti düşünmek mümkün değil. O mekanda hayatlarını kaybeden canlar aslında bizlerin canıydı. Nasıl ki, kendi canımızı üstün görüyorsak, bir başkasının canını da üstün görmek en büyük erdemliliktir.

Bazen konuların topuzu başka yerlere kaçmaktadır. Yok efendim yılbaşının bir gün öncesi yani Cuma fetvasında diyanetin yayınladığı vaaz ayrımcılık yapıyormuş da, yılbaşının kutlanmaması gerektiği hakkında vs. vs. Yahu ne alaka şimdi diyanet, Allah’tan bildiğini kuldan mı saklayacak. Ayrıca Noel’in dinimizde bir yeri var mı? Sanki, yılbaşı kutlamasını yapanların katli vaciptir diye kendi kendilerine bir şeyler çıkarmaya çalışan densizler kaos ortamı yaratmaya provokasyona yönelik söylemlerde bulunmaktalar.

Asıl herkes İslam ve Kuran’a göre hareket etseydi. Yani cemaatlerin,şeyhlerin, şıhların Allah’a şirk koşanların peşine düşmeden İslamiyete sıkı sıkıya sarılsaydık şuanda belkide bu menfur terör eyleminden ve safsata konulardan bahsetmeyecektik. Gönül ister ki, ülkemiz ilimde, bilimde dünya devletlerine parmak ısırtsın, gelin görün ki, ülkemizin bir santim ilerleyişini kendileri için zül gören küresel güçler ve onların satılmış maşaları ülkemize yönelik hasmane duygularla saldırılarının dozajını artırmaktalar.

Bu milleti sindirmek için sinsi planlarını sergileyen bu zalimlere millet olarak zaten gerek cevabı birlik ve metanetimizle vermekteyiz. Veriyoruz kuduz köpekler gibi ağızlarında salyalar ve köpüklerle dolu bu düşmanlarımız dejenere olmuş durumdalar. Bu yaşanan terör acısı bir başka ülkede yaşanmış olsaydı. İnanıyorum ki, devletlerine baş kaldırırlar. Bu necip millet var olduğu tarihten beri her zaman sağ duyusunu, metanetini ve vakur duruşunu her zaman sergilemiştir.

Zaten bu toplumu birbirine kenetleyen, bir bütün yapan, her türlü tuzaklar karşısında prim vermeyen, aksine her hadise sonunda bir öncesinden daha çok kenetleşen bu kutsal coğrafyanın aziz milleti olarak rabbimize hamdü senalar etmek gerekir. Şuanda hepimizin millet olarak davası başımıza tebelleş olan bu terör müsibetinden millet olarak nasıl feraha ve aydınlığa erişebilmenin muhasebesini yapmamız gerekir.

Aksi halde geç kalmamış olmamak nedamet içerisine girmemek en büyük şiarımız olmalıdır. Şuan ki, hükümeti severiz veya sevmeyiz, ben 14 yıldır tek bir oyumu vermiş değilim. Zira şuan ki, derdim siyasi emelim değil. Şuan hepimizin ortak paydası Türkiye Cumhuriyetinin bekasıdır.

Nasıl ki, bizler bu cennet vatanı bizlere bahşeden Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ü ve silah arkadaşlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi minnet ile yad ediyorsak bizden sonra ki, nesiller de aynı durumda bizleri yad etmesi gerekir.

Bizim kendimizi ve milletimizi refaha ve muassır medeniyetler seviyesine çıkarmamız için hepimize çok görevler düşüyor. En baştan çok okumalıyız, çok araştırmalıyız, her şeyi muhakkeme etme kabiliyetini kazanma yoluna gitmeliyiz

Her şeyden önce içimizdeki insan sevgisini geliştirerek bunu fersah fersah topluma yaymalıyız. Devletimize ve bizi yönetenlere olan güvenimizi her iki tarafında karşılıklı olarak sağlaması gerekir. Her şeyden önce rasyonel düşünmeliyiz sosyal medya üzerinden veya siber saldırılar karşısında uyanık olmamız gerekir.

Bu davranışlarla reel eylemler manzumesine eğilirsek işte o zaman hiç bir güç bizleri yürüdüğümüz doğru yoldan alı koyamaz Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın dediği gibi: “Öyle dalmış ki,Yüzyıllar süren uykusuna uyandırmazsan uyanacak değil.Burada herkesin uyanması gerekir.Beyinlerimizi Allah’ında hoş görmediği kişi ve kişilere kiralatmak daha sonrasında hiç bir şekilde tanımadığı onlarca insanın yaşamına son vermek.Artık şairin dediği gibi uyanma zamanı hey millet! Yunus Emren’in dediği gibi “Az söz er yükü, çok söz eşek yüküdür” dediğine katılmamak mümkün müdür?

Millet olarak rasyonel düşünmeli,ferasetli olma yolunda olmalıyız işte o zaman terör illetinin belini kıracağımız gündür. Bu menfur saldırıda hayatlarını kaybeden canları rahmetle yad ediyorum. Kederli ailelerine ve ülkelerine başsağlığı diliyorum.

Rabbim yaralı kardeşlerimizin de bir an önce eski sağlıklarına kavuşmaların nasip eylesin..Bu güzelim ülkede bir daha bizlere böyle bir vahşeti yaşatmaması adına hoşçakalın…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ