DİTİB, Almanya’dan maddi destek bulursa Türkiye’den kopar mı?

Almanya’da bundan beş yıl önce İslam Din Dersi’ni yürürlüğe koyan ilk eyalet olan Kuzey Ren-Vestfalya (KRV), DİTİB’in Türkiye yerine Almanya’ya bağlı olmasına sıcak bakıyor. Eyaletin okul bakanı Slyvia Löhrmann (Yeşiller), Almanya’daki İslami teşkilatların maddi sıkıntılarını çözerek bağımsızlaşmasını sağlayacak devlet teşvikinin bir sözleşme ile gerçekleşebileceğini söyledi.

İSLAMİ TEŞKİLATLAR İLE BAZI ANLAŞMALARA GİTMEK MAKUL OLABİLİR

Eyaletin Müslüman cemaatlerle böyle bir sözleşme imzalayabileceğine işaret eden bakan, Müslümanların eyaletteki en büyük üçüncü topluluğu oluşturduğunu hatırlattı ve bu bakımdan bazı anlaşmalara gitmenin makul olacağını dile getirdi. Hali hazırda her partiden belediye başkanının bununla ilgili tartışmalara öncülük ettiğine dikkat çeken bakan, özellikle yaşlı bakımı ve yardım kuruluşları gibi sosyal altyapı çalışmaları söz konusu olduğunda bu gibi anlaşmaların yararlı olacağını ifade etti. Löhrmann, İslami teşkilatlara maddi yardım konusunu ise önümüzdeki yasama döneminde meclise taşınacağı haberini verdi.

İSLAMİ TEŞKİLATLARIN DİNİ CEMAAT OLARAK TANINMASI ZOR GÖRÜNÜYOR

KRV OKul Bakanı’nın değindiği bir diğer konu ise Münster’deki İslam İlahiyatı bölümüne danışmanlık eden kurul ve bu kurulda artık aktif olmayan DİTİB oldu. Danışmanlık Kurulu, İslami teşkilatlar dini cemaat olarak tanınmadıkları için geçici olarak kurulmuştu ve 2019 yılına da görev süreleri doluyor. Süre dolana kadar bir değerlendirmeye gideceklerini anlatan bakan, cemaat olarak tanınmanın sağlanması için de bir bilirkişi heyetinin görevlendirildiğini dile getirdi. Ancak bakana göre tanınma süreci sıkıntılı geçecek gibi görünüyor. Sebebi ise meclisteki bütün parti gruplarının araştırma sürecine dahil olmuş olması.

KRV, DİTİB HAKKINDAKİ BİLİRKİŞİ RAPORUNU YAYINLAMIYOR

Bakan, Türkiye’deki gelişmelerdeki rolü sebebiyle DİTİB’in  danışma kurulundaki faaliyetlerini durdurduğunu hatırlattı. DİTİB, İslam Din Dersi öğretmeni yetiştiren İslam İlahiyatı bölümünün danışma kurulunda bulunuyordu. Danışma kurulunda kutupla yaşanmasını istemeyen Löhrmann, DİTİB’in işbirliğine ara vermesi için özel çaba sarf etmişti. Löhrmann, DİTİB hakkında hazırlanan iki bilirkişi raporunu yayınlamaya ise yanaşmıyor. Bakana göre hukuki bilirkişi raporu bitti ancak teşkilatı dini açıdan ele alan bilirkişi raporu Türkiye’deki gelişmelerden dolayı genişletildi ve bitmesi ancak bu yılın ikinci yarısında mümkün. Raporların ayrı ayrı yayınlanması ise söz konusu değil.

PAYLAŞ
Güven Tuncer
İnternet haberciliğindeki ilk yılı ve bu sektördeki inceliklerle tanışmayı büyük bir kazanç olarak görüyor. Almanyalı Türkleri ilgilendiren sosyal konulara, özellikle de eğitime ilgi duyuyor.