SİYASETİN KALBİ SOKAKLARDA ATIYOR

Değerli okurlarım,böylesine renkli gündemi olan ülke zannediyorum,Dünyanın hiçbir ülkesinde yok gibi, 15 Temmuz 2016′ da hain FETÖ terör örgütünün kalkışmasından sonra gün ve gün değişen gündemler, Suriye’deki çatışmalar, menfur bombalamalar vs derken, şimdi de Anayasanın 18 maddesinin onaylanması için 16 Nisan da yapılacak olan referandum.

SİYASETİN KALBİ SOKAKLARDA ATIYOR

Siyaseti ve memleketin durumu hakkında bilgi sahibi olmak istiyorsak hepimizin reyting yapmak isteyen saçma sapan TV Programlarının esiri olmamak,çoğumuz halen TBMM’nin ve Cumhuriyetin kuruluşunu birbirine karıştırmaktayız neden? çünkü ezberci eğitim ve ezberci vatandaş olduğumuzdan öğrendiklerimizi çok çabuk unutuyoruz. Benim 70 yaşındaki, babam dahi evlendirme programlarını öyle heyecanla izliyor ki, mesele ülke meselesine dönüştüğü zaman dut yemiş bülbüle dönüyoruz veya dönmekteyiz.Nasıl ki, Cemaatler akılları ve beyinlere hükmetmiş ellerindeki doneleri istedikleri gibi kullanıyorlarsa,Küresel güç dediğimiz emperyalistler bir toplumu veya bir millet’i kitle iletişim araçlarıyla veya diğer yöntemlerle esaret altına alabiliyorlar.Toplum yazmayı,okumayı ve bir konu hakkında olumlu muhakeme etmeyi neredeyse unuttu,unutacak seviyeye geldi. İşin özüne gelmemiz gerekirse önümüzdeki bu referandumdaki maddeleri Allah aşkına kaç kişi okudu veya ne kadarını biliyor.Birilerinin yönlendirmesiyle geleceğimiz adına oylayacağımız bu önemli konuyu şu açıdan değerlendirmek gerekir. Bu ne bir siyasi lideri veya partiyi seçmektir.Bu referandum Anayasamızdaki bazı işlevini ziyadesiyle kaybetmeye yüz tutmuş bazı maddelerin revize edilmesi veya restorasyonu da diyebiliriz.İşi siyasallaştırmak vatandaşın aklında şüphe oluşturmak git gide kutuplaşmaya ve farklı mecralara sürüklemektedir.Hayatta tek stabil olmayan insan unsurudur. Mütemadiyen değişim göstermektedir. Bu değişimi etrafımıza baktığımızda hemen hemen hepimiz görebilmekteyiz. 30 yıl öncesi Türkiye’si ile şuanı kıyasladığımızda çok şeyler geride bıraktığımızı inkar etmek haksızlık ve aymazlıktan başka bir şey değil. Bu ülkeye kim ki, bir çivi çakmış ise o’nu şükranla yad etmek gerektiğini düşünüyorum.Maalesef bazı güruhlar hep eleştirmekten başka bir çıkış bulamıyorlar. Her siyasi dönemin illaki, kendine has yanlışları ve doğruları muhakkak olmuştur.Her zaman olumlu olanı görmek gerekir.Siyasetin özünü sokaklarda öğrenmek için halka dokunmak gerekir.Bu halk ülkesini yönetenlerden beklentisi ne? nasıl bir Türkiye’de yaşamak istediğine bakmak gerekir. Esnafı, emeklisi,İşçisi,Köylüsü,Sanatkarı ve zanaatkarının beklentilerini iyi analiz etmek tüm siyasilerin ve mevcut hükümetin asli görevleridir. Şeyh EDEBALİ’nin Osman Gazi’ye nasihatı”Her işi vaktinde yap.İnsanları yaşat ki, devlet yaşasın!” sözü ne kadar manidar değil mi? Zira bu düşüncede olunmadığı zaman ne millet kalır, ne de devlet kalır. Bugün ülkemiz ekonomik darbeyle karşı karşıya,Emekli,Memur Esnaf geçim derdinden kan ağlıyor.O’na keza işveren dertli, esnaf işyerini ve vergisini ödeyemez bir sarmal içerisine sokmaya çalışan küresel güçlerin bu baskıcı ve diz çöktürme oyunlarına milletimizin kanmaması gerekir.Vatandaşlık görevimizin en büyük gayesi birbirimizi sevmemiz ve bu girdaptan millet olarak top yekün sıyrılmalıyız.işi bireyselleştirirsek ziyadesiyle çıkılmaz bir hal alır.Ülkemizde ülkemiz güçlü bir ülkedir.Her türlü insan topluluğunu barındırmakta ve kucaklamaktadır. Ateisti,teisti.mütedeyyini, sağcısı, solcusu,muhafazakarı hepsi bu toplumun gerçeği ve zenginliği her bu saydığım görüşler zamanı geldiğinde doğru olan ne ise o’nu beyni ile keşfeder ve o’na kanaliz olabilir.Bunun telafisi var.Ancak vatanın ve toprağın hiç bir zaman telafisi veya pardonu yoktur. Hepimize cenab-ı Allah akıl,fikir vermiş hiç kimsenin etkisi ve tepkisi altında olmadan işi siyasi sürtüşmeye ve kaos ortamına götürmeden hemen hemen iki aylık bir süreç var elimizdeki argümanları okuyarak anlayarak,bana,geleceğime,Memleketime getirisi,götürüsünü iyi analiz ederek karar vermek hem demokrasinin,hemde kendimize olan öz güvenimizin eseri olacaktır.Burada yanlı medya birimlerine de atıfta bulunmak istiyorum.Lütfen milletin beynini bulandırmayın.Tarafsızlık ilkesine bağlı kalınırsa aşılmayacak hiç bir zorluk yoktur. Müreffeh bir Türkiye için hiç kimseyi sen neden hayır veriyorsun,neden evet veriyorsun kısır çekişmeyi ve ayrıştırmayı bir yana bırakmalı doğru olan ne ise, Ülkemizin ve millet olarak bizim menfaatlerimiz doğrultusunda,Refah düzeyi ve güvenlik problemini geride bırakan ulusal egemenliğe bağlı kalınarak,istiklal ve istikbalimizi inşa etmek adına bir yumak halinde hem fikir olarak yolumuzu karartmak isteyen şer ve karanlık güçlere öyle bir sille indirelim ki, Türk’ün gücünü sınamak isteyenleri tarihin derinliklere gömmek için birlikteliğe ne dersiniz?

PAYLAŞ