DOLAR 30.9598 0.14%
EURO 33.4955 0.11%
ALTIN 2019.5902 0.38%
BIST 100 9.365,80 0.22%
BITCOIN 51602.4702 -0.81%
Millet’in sağduyusu darbeyi yendi

Millet’in sağduyusu darbeyi yendi

Değerli Okurlarım,15 Temmuz 2016 gecesi Askeri darbe girişimi ve 16 Temmuz sabah saatlerine kadar süren Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta kademesinin bilgisi dışında birkaç çapulcunun Türk demokrasisine ve rejime yönelik girişmiş oldukları, Türk ceza kanununda da “vatan hainliği” suçu olarak nitelendirilen, darbe girişimi başarılı olamamıştır.Şer odaklarının taşeronluğunu yapan bu satılmış ve kiralık beyinlerin ülkemizin mukaddes temeline

Değerli Okurlarım,15 Temmuz 2016 gecesi Askeri darbe girişimi ve 16 Temmuz sabah saatlerine kadar süren Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta kademesinin bilgisi dışında birkaç çapulcunun Türk demokrasisine ve rejime yönelik girişmiş oldukları, Türk ceza kanununda da “vatan hainliği” suçu olarak nitelendirilen, darbe girişimi başarılı olamamıştır.Şer odaklarının taşeronluğunu yapan bu satılmış ve kiralık beyinlerin ülkemizin mukaddes temeline koymak istedikleri bombalar kendi ellerinde patlamıştır.Türkiye Cumhuriyeti’nin 93 yıllık şanlı tarihinde; Türkiye’ de askerî müdahaleler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kurumsal olarak ya da bazı subayların kendi başlarına inisiyatif alarak sivil yönetime yaptığı müdahalelerdir.Türkiye 1950 yılındaki demokratik seçimlerle çok partili hayata geçiş yapmıştır. TSK, iç güvenliğin tehdit altında olduğunu ifade ederek bazen bazı yasaların geçmesini engellemek ya da geçirmeye zorlayarak , bazen de Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerini istifaya zorlayarak ya da alaşağı ederek demokratik sivil yönetime müdahale etmiştir. Bu darbe ve muhtıralar bazen emir komuta zinciri içinde (12 Eylül Darbesi gibi); bazen de emir komuta zinciri dışında sadece bir grup subay tarafından ( 27 Mayıs Darbesi gibi) planlanmış ve icra edilmiştir.TSK 1960 ve 1980 yıllarında iki kez yönetime el koymuş, 1971 ve 1997 yıllarında ise hükümeti istifaya zorlamıştır.2007 yılından sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bazı muvazzaf ve emekli mensupları, darbe planı ve ülkeyi kontrol atına almak amaçlı kaos planlarına ilişkin davalarla ilgili olarak yargılanmaya başlanmıştır. Bu davalar arasında Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz ve Eldiven darbe teşebbüsü iddiaları, Balyoz darbe planı, İrticayla Mücadele Eylem Planı, Ergenekon davaları, 12 Eylül Darbesi ve 28 Şubat Süreci davaları bulunmaktadır. Bu davalar çerçevesinde 200’den fazla TSK mensubu tutuklu olarak yargılanmıştır.

  • Darbeler
    • 27 Mayıs Darbesi
    • 12 Eylül Darbesi
  • Muhtıralar
    • 12 Mart Muhtırası
    • 28 Şubat Süreci
    • 27 Nisan e-muhtırası
  • Darbe girişimleri, eylem planları ve ayaklanmalar
    • Dokuz Subay Olayı
    • 22 Şubat 1962 Ayaklanması
    • 20 Mayıs 1963 Ayaklanması
    • 20 Mayıs 1969 Darbe Teşebbüsü
    • Mart 1971 Darbe Teşebbüsü
    • Poyrazköy davası
    • Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz ve Eldiven darbe planları
    • Balyoz darbe İrticayla mücadele eylem planı

Zira darbeler o dönemlerin şartlarına göre halkın da desteğini alarak yapılmıştır. Ancak 21 yüzyıl Türkiye’sinde bu cunta yönetimini kabul etmek akıl tutulmasından ve aymazlıktan başka bir şeyi ifade etmez. Demokrasinin olmadığı hiçbir yerde yaşamanın mümkün olmayacağını bilmek gerekir. Türkiye ne bir Latin Amerika, ne Afrika ülkesi ne de “Muz Cumhuriyeti” ülkesidir. Omurgası sağlam demokrasiye ve milli iradeye milleti ile inanmış üniter devlettir. Bu düzeni bozmak, ülkemizin kalkınmasını istemeyen dünya devletleri içerisinde 5. sırada 4.8 ile büyüme trendini ve kalkınmayı yakalayan ülkemizin geleceğini kendilerine tehdit gören dost görünüp arkamızdan gizli planlar kuran terör örgütleri ve onun maşalığını yapanlar bir kez daha çirkin yüzlerini göstermeye çalışmışlar fakat sağduyuya ve demokrasiye inanmış milletimizin birlik ve beraberliğiyle bu şer odakları bertaraf edilmiştir.Bugün Kandil’i ve örgüt mensuplarının sözde liderini dağda bombaladığını zannettiğimiz şer odaklarını tuzaklarının piyonluğunu yapan hainin rütbesinin olmasının mümkün olmayacağı bu güruhlar Ankara’nın Gölbaşı Özel Harekat binasına yapmış oldukları sortilerle 17 fidan gibi Özel Harekat Polislerimizin şehit edilmesine sebep olmuşlardır. Bu ülkenin tankıyla, topuyla ve milletin vergisiyle alınan sikorsky helikopterlerle demokrasinin ve milli iradenin kalesi olan TBMM’yi haince ve düşmanca bombalamaktan geri kalmayan bu hainleri savunmanın ve bunların bir nebze de olsun haklı olduklarını söyleyenlerde bu hainlere yardım yataklık yapanlardır.Ordumuz bu ülkenin temel taşıdır. Bu itibarı zedelemeye çalışan Paralel Yapının ve FETÖ’ yle ilişkilendirilen ülkemizin bölünmez bütünlüğüne ve demokrasisine yapmış oldukları girişimleri millet olarak birlik ve beraberlik içerisinde devletimizin yanında olmamız en büyük başarı örneği olmuştur. Şer odaklarının silahşörlüğüne soyunan bu güruhlar ülkenin Genelkurmay Başkanını esir alarak TRT’yi basarak dayatmayla halkı panikleterek “Ordu ülke yönetimine el koymuştur.” algısı maalesef halkımızın nezdinde işlevini kaybetmiştir. Bu gösteriyor ki ‘Askeri darbeler’ dış güçlerin ekmeğine yağ sürmekten ve ülkemizi her yönden geriye götürmekten başka bir şey değildir. Bunun acısını çok yaşayan asil millet’imiz bu darbeye geçit vermemiştir. Adeta herkes vicdanın polisi olarak vatanına ve iradesine sahip çıkmıştır. Planlanan oyunda şunu gördük: Polis ile Askeri karşı karşıya getirerek ülkede kaos ortamı yaratıp, Allah muhafaza, belki de on binlerce masum görevlimizin ve vatandaşımızın ölmesine sebep olunacaktı. Devletimizin yönetim kadrosu olan Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, bakanlarımız ve Ana muhalefet partimizin liderleri sn. KILIÇDAROĞLU’nun ve BAHÇELİ’nin darbe girişimine karşı olduklarını ve demokrasinin yanında olduklarını bildirmesi “vatanperverlik” olarak Türk tarihine altın harflerle geçmiştir.Bunun yanında sivil toplum örgütlerimizin de duyarlı olması bu şer odaklarına bir ders olmuştur. Küresel güçler bir kez daha anlamıştır, Türk milletini bölmenin ve parçalamanın mümkün olmayacağını. Dış basın Türkiye’nin yönetimine askeriye el koydu, diyerek algı operasyonu yaratmaya çalışıp çirkin propagandalar yapsalar da aziz milletimiz bunlara kanmamıştır…Bir kez daha TÜRK’ün büyüklüğü önünde ezilmişlerdir.Bu darbe girişimi asla halkımızı ayrıştıramaz. Ordunun içerisindeki, isyancılar ve hainler kendi kendilerinin sonunu hazırlamışlardır. Aslına bakarsak bu olayı Türkiye Cumhuriyetinin kurumlarının bağırsağını temizlemeye başlama miladı olarak görmek gerekir. Bugün demokrasiye sıkılan kurşunlar ve bu uğurda can veren demokrasi şehitlerimiz asla unutulmayacaklardır…Bu millet onları daima minnet ve şükranla yad edecektir.Bu kandırılmış, kendi ülkesini düşman gibi bombalayan hainlere de en ağır cezaların verilmesini ve milletin huzurunu ve düzenini bozmaya çalışanlara gerekirse idam cezasını tekrar geri getirilerek infazının gerçekleşmesi gerekir. Ülkemizde terör ve teröre yaltaklık yapan kim ve kimler varsa aynı şartlar onlar için de gerçekleştirmeli. Halkımız şunu iyi idrak etsin ki bu darbe girişimi tarihin derinliklerine gömülmüş ve kazanan milletimiz olmuştur. Başbakanımızın, Genelkurmay Başkanımız ve Bakanlarımız ile birlikte yayınlamış olduğu deklarasyon halkımızı bir kez daha cesaretlendirmiş ayrıca sosyal medyada dolaşan bilgi kirliliğine de darbe vurmuştur. Bu menfur harekat sonunda hayatlarını kaybedenleri rahmetle yad ediyoruz. Yaralılara da acil şifalar diliyoruz.Türkiye Cumhuriyeti güçlü ülkedir, demokraside sekte olmamıştır, daha da güçlenmiştir. Ülkemizin akibetini kötü görmek isteyenler hezimete uğramışlardır. Bu yaraların en kısa zamanda sarılacağına hiç kimsenin şüphesi olmasın. Biz hep birlikte vatanımız için gerekirse ölürüz.Ne mutlu, Türk’üm diyene !