Değerli okurlarım,

Dünya'yı kasıp kavuran dış emperyalist güçler gerek İslam coğrafyasında,gerekse de ülkemiz üzerinde hain emellerini tertiplemek zaman zaman temcit pilavı gibi ısıtıp, ısıtıp önümüze koymaktalar. Bu sarmaldan kurtulmanın yollarını hep birlikte akıl ve stratejik yollarla çözmemiz gerekir.

Yanı başımızda bulunan komşumuz olan ve şuanda ilişkilerimiz limoni olan Suriye'nin çoğunluğu Alevilerden olan Cisr eş-Şuğur kasabasını ele geçiren El Kaide'nin Suriye kolu olan "Nusra Cephesi" öncülüğündeki gruplar İştebrak adlı köye baskın yaparak onlarca sivil vatandaşı katlederek cani yüzlerini bir kez daha ortaya koymuşlardır..

Bu terör örgütü dış güçlerin yaratığı,beslediği finanse ettiği ve o bölgede kendi emelleri olan yeraltı ve yer üstü zenginliklerini ele geçirmek için Suriye halkını mezhepsel çatışmanın eşiğine sokarak akan müslüman kanından nemalınarak servetlerine servet katmaktalar. Bugün ülkemizin komşularına baktığımızda Suriye, İran, Irak ve Türkiye'de Alevi topluluğu yaşamaktadır.Amaçları burada kaos ortamı yaratarak bu meyanda mezhepsel çatışmanın içerisine herkesi çekebilmek bunu başardıkları zaman bölgenin zaafiyetinden yararlanarak buraları sömürgeci güçler ilhak ederek ele geçirme senaryosunu sergilemekteler. Bu oyunları zaman zaman Türkiye üzerinde de denediler. Ancak vatandaşımızın sağ duyusu sayesinde bu vahametin eşiğinden dönüldü. Bugün en bariz örneği 30 yıldır PKK ile vermiş olduğumuz mücadele ve diğerleri. Ülkemizde yaşayan Alevi kardeşlerim hakkında kısa bilgiler vereceğim.

ALEVİ NEDİR?

Alevilik,Türkiye'de Sünnilikten sonra en fazla mensubu olan İslami inanıştır. Muhammed(sav) tamlamasından farklı olarak ALLAH-MUHAMMED-ALİ ile tamlanan Ehl-i Beyt,Oniki imamları esas alan inançtır. Sünnilikte olduğu gibi Alevilikte de tarikatlar bulunmaktadır. En tanınmışı BEKTAŞİLİKTİR. Ancak aleviliğin bütünlüğünü temsil etmez.

İNANÇLARI NEDİR?

Alevilik, ALLAH-MUHAMMED-ALİ üçlemesi ve EHL-İ BEYT, Oniki imamıları önemseyen şiiliğin onikinci mezhebi ile ortak noktalara sahip bir yoldur. Alevilik'te asıl inanç varlığın birliğidir. Alevilik'te Allah korkusu yerine sevgisini benimseyen, özünde insan sevgisi ile hareket eden, Kuran'ın şeklini değil içeriğini kabul ettikleri ruhsal olgunlaşma olan tasavvuf yoludur. Allah'ın insanda tecelli ettiğini ve insanın ölümsüzlüğüne inanan ibadetlerinde kadın, erkek ayrımı yapmadan kendi öz dilleriyle,musikisyle, semahıyla inançlarını yerine getirmektedir. Hak yolunun Allah olduğuna inanmaktalar. Yukarıda belirtmiş olduğum gibi Sömürgeci emperyalist güçler ülkemizi ayrıştırmak, bölmek ve parçalamak hatta rahat lokma haline getirmek için 1970'li yıllarda Alevi kardeşlerimize karşı oyunlar sergilemişler ve Sünni ve Alevi topluluğunu bir birine vurdurmak için provokasyonlar yaparak bir çok Alevi vatandaşımızın yaşamını kaybetmelerine sebebiyet vermiştir. 2 Temmuz 1993 yılında Sivas ilimizde Madımak otelinde Sünni halkı galeyana getirerek 37 Alevi ve aydın vatandaşımızın vahşice yanarak hayatlarını kaybetmelerine sebebiyet vermişlerdir. Amaç Ülkede Alevi Sünni çatışmasını meydana getirmek bu iş organize eden hep CİA ajanlarının işbirliğiyle tezgahlanmış oyunlardır. Zaman zaman bu geçmişi eşelemeye çalışmaktalar. Bilinçli Alevi ve Sünni toplumu bu yobbaz davranışlara geçit vermemektedir. İnsanoğlunun en temel hakkı olan yaşama hakkını almaya Allah'tan başka hiç kimsenin hakkı olamaz. Yıllarca Alevi kardeşlerimiz ile bizlerin arasına aşılmaz bariyerler koymaya çalıştılar. Alevileri halen inançsız olarak bilen güruhlar toplumu mevcuttur. Aslını astarını bilmeden önyargılı davranışlar bir elin parmakları gibi olan kardeşlerimize karşı kin ve nefret uyandırdı.Tabi ki, Alevilerde Sünnilere karşı kindar bir yaklaşım içerisinde oldular. Bu duruma getiren çıkar gurupları bu ortamdan pek hoşnut oldular. Zira emellerinin gerçekleşeceğine inanmaktaydılar. Zira halkımızın sağ duyusu bu hain emelere geçit vermedi. Alevi toplumunun en sevdiğim tarafları örfüne, adetine ve geleneğine bağlı olmasıdır. Alevi ahlak sisteminde; ELİNE,BELİNE,DİLİNE SAHİP OL! Alevi önderi Hacı Bektaş Veli'nin sözü çok manidardır.

Dünyada anlamı bu kadar derin ve kapsamlı olan ama aynı zamanda üç sözcükle anlatan başka bir kavram olmasa gerek,İslam kelime anlamıyla barış demektir. Barış dini olan dinimizi yaşamanın en büyük yolu bir birimiz sevmekten ve sahiplenmekten geçer. Hiçbir şekilde etnik kimliğimiz ne olursa olsun hepimiz hak yoluna gönül vermekteyiz. Gidişat ve teslimiyet sadece ve sadece Allah'a olmaktadır. Son zamanlarda ülkemizde şirk artmaktadır. Birilerinden medet unmak ve onun kendi çıkar ve hevesini tatmin etmek için oluşturmuş oldukları, Cemaat,tarikat ve diğer grupların arkasından hareket etmek en büyük aymazlıktır. Takip edilmesi gereken bir adres varsa Kuran-ı Kerimin özünü iyi anlamak ve algılamak teslimiyet yalnızca Allah'a olmalıdır. Bizim gibi fani olanlardan şefaat dilemek bizleri küfre götürür ve Allah muhafaza sonumuzu getirir.Nasıl ki, Sünnilik bir şerefse,Alevi olmakta bir şereftir. İnanmanın rengi, ırkı,cinsi, dili ve meşrebi olmaz..Bu konuda da gerek Diyanetimiz veya Din alimlerimiz halkımızı eğitici seminerler veya vaazlar vererek bilinçlendirmeliler. Eğer bu iş dediğim gibi tarikatların veya Cemaatların eline geçerse gerek kendi dünyalarındaki, şan ve itibarlarını artırırlar. Gereksede ülke yönetiminde bazı kaoslara neden olurlar. Bunun faturasıda şuan içerisinde olduğumuz Kamu görevlilerinin bir biri arasındaki kutuplaşması gibi olur. Bu hastalıktan derhal kurtulmamız gerekir..

En iyi yol Allah'a giden yol ve aramıza aracı konmadan yalnızca Allah'a yönelmektir..En büyük rehberimiz Kuran- ı Kerimdir…Gerisi sadece teferruattır…

PAYLAŞ

CEVAP VER

Yorumunuzu giriniz
Lütfen isminizi yazınız