DOLAR %
EURO %
ALTIN %
BIST 100 %
BITCOIN %
Almanya’daki tutuklu Türk sayısı şaşırttı

Almanya’daki tutuklu Türk sayısı şaşırttı

Almanya’da bulunan tutuklu Türk vatandaşların sayısını açıklayan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte Almanya’daki tutuklu Türk sayısı… Almanya’daki tutuklu Türk sayısı şaşırttı CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun  yılları arasında, yurt dışında ceza alan Türk vatandaşlarına yönelik sorusunu yanıtlayan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bu sayının en fazla Almanya’da olduğunu belirtti. Yurtdışında tutuklanan Türk sayılarını

Almanya’da bulunan tutuklu Türk vatandaşların sayısını açıklayan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte Almanya’daki tutuklu Türk sayısı…

Almanya’daki tutuklu Türk sayısı şaşırttı

CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun  yılları arasında, yurt dışında ceza alan Türk vatandaşlarına yönelik sorusunu yanıtlayan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bu sayının en fazla Almanya’da olduğunu belirtti.

Yurtdışında tutuklanan Türk sayılarını inceleyecek olursak;

Federal Almanya Cumhuriyeti’nde 3 Bin 92,

Yunanistan’da 376,

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 218,

Gürcistan’da 139,

Belçika’da 202,

Avusturya’da 202,

Fransa’da 175,

Hollanda’da 118,

İsviçre’de 94,

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) 56,

Danimarka’da 62,

Romanya’da 68,

Suudi Arabistan’da 53,

Rusya Federasyonu’nda 47,

Bulgaristan’da 45,

İngiltere’de 33,

İran ve İsveç’te 22,

İtalya’da 61

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu “Aynı dönemde İtalya’da 11, Fransa ve Belçika’da 3, Bahamalar’da 2, İrlanda’da 1, Suudi Arabistan’da 1 ve Amerika Birleşik Devletlerinde 1 vatandaşımız kayıp olup kendilerinden haber alınamamaktadır” dedi.

Almanya’da on kişinin ölümünden tutuklu sanık sır vermiyor

Almanya’da aşırı sağcı terör örgütü NSU’dan tutuklanan Beate Zschäpe, Peggy davasıyla ilgilerinin olmadığı açıklamasında bulundu. Zschäpe, ölen terörist arkadaşlarını çocuk pornografisi suçlamalarında da korudu.Aşırı sağcı terörist grup Nasyonal Sosyalist Yeraltı’nın (NSU) üyesi olduğu iddiasıyla yargılanan Beate Zschäpe, son duruşmasında Peggy adlı kız çocuğunun ölümü ile ilgili herhangi bir bilgisinin olmadığını avukatı aracılığıyla söyledi. Böylece bir aydan uzun bir süredir cevap bekleyen mahkeme umduğunu bulamadı.2001 yılında kaybolan Peggy adlı öğrenciye ait kemik parçaları geçtiğimiz yaz aylarında Thüringen’de mantar toplayan biri tarafından bulunmuştu. Olayı ilginç hale getiren nokta ise soruşturmacıların olay mahallinde NSU teröristlerinden Uwe Böhnhardt’a ait DNA izlerine rastlaması olmuştu. Böhnhardt, Uwe Mundlos ile birlikte bir bankayı soyduktan sonra intihar etmiş, mahkeme karşısına hayatta kalan son NSU üyesi Zschäpe çıkarılabilmişti. Zschäpe, bütün duruşmalarda hiç konuşmadığı için mahkemede ilerleme kaydedilemiyor.

DNA İZLERİNİ SORUŞTURMA EKİBİ DE GÖTÜRMÜŞ OLABİLİR

Ancak Zschäpe iddiasında haklı da olabilir. Böhnhadt’ın DNA izlerinin soruşturmacıların hatası sonucu olay mahalline taşınmış olması da muhtemel görünüyor. Edinilen bilgiye göre soruşturmacılar Peggy’nin cesedinin bulunduğu yerde Böhnhardt’ın DNA izlerinin olduğu bir cihazı kullanmış olabilir.

BİLGİSAYAR KAYITLARINDA DA ARKADAŞLARINI KORUDU

Zschäpe, ölen iki arkadaşını bilgisayara kayıtlı çıplak çocuk ve genç fotoğrafları bulundurmakla ilgili suçlamada da savundu ve avukatı aracılığıyla yaptığı açıklamada bilgisayar hafızasının ikinci el olabileceği üzerinde durdu. Polis, Mundlos ile Böhnhardt’ın 2011 yılında patlatarak intihar ettikleri evin yıkıntıları arasında bir bilgisayar bulmuştu.İntihar ile varlığı belli olan NSU; sekizi Türk, biri Yunanlı dokuz esnaf ve bir Alman polisi öldürmekle suçlanıyor. Örgüt, 2000 ile 2006 yıllarında ekserisi Türk olan göçmen esnafa yönelik seri cinayetler gerçekleşirmiş, Nürnberg’de bir, Köln’de iki bomba patlatmış, bir Alman polisi öldürmüş ve 15 soygun gerçekleştirmişti. NSU’nun başka kaç üyesi veya destekçisi olduğu hala bilinmiyor. Ancak Alman polisinin cinayetlerin üzerine gidiş tarzı kadar muhbirlerle ilgili skandallar güvenlik birimleri kadar Alman hükümetini de büyük sıkıntıya sokmuştu. Özellikle Alman medyasının Türk esnafa yönelik cinayetleri ‘döner cinayetleri’ olarak nitelendirmesi, cinayete kurban gidenlerin akrabalarının şüpheli olarak görülmesi Türk toplumunda büyük bir güven kaybına sebep olmuştu.