Ankara Büyükelçisinin açıklamalarından özetle;

ABD Ankara Büyükelçisi John Bass, açıklamasında, “ABD’nin parmağı olduğunu ya da bu girişimden haberdar olduğunu öne süren yorum ve suçlamalar nedeniyle derinden inciniyorum. ABD yönetimi 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece yaşanan yasadışı aktivitelerin hiçbirini planlamadı, yönetmedi, desteklemedi ya da bunlarla ilgili önceden bilgi sahibi değildi. Nokta!” dedi.

“Darbeden haberimiz olsa söylerdik”

“Hem ülkem hem de geceyi sizler gibi yaşayan yüzlerce Amerikan diplomatı ve ailesi adına geçmiş olsun diyorum. Travmatik ve dehşet verici bir geceydi. Öte yandan, en ufak bir kanıt olmadan bu yasa dışı darbe girişiminde ABD’nin parmağı olduğunu ya da bu girişimden haberdar olduğunu öne süren yorum ve suçlamalar nedeniyle derinden inciniyorum. ABD yönetimi 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece yaşanan yasadışı aktivitelerin hiçbirini planlamadı, yönetmedi, desteklemedi ya da bunlarla ilgili önceden bilgi sahibi değildi. Nokta! Eğer önceden haberimiz olsaydı derhal Türk hükümetine söylerdik… Bu sürtüşme ve yanlış anlaşılmalara rağmen biz iki temel önceliğe odaklanıyoruz. Birincisi, Türk hükümetinin bu yasadışı darbe girişiminin sorumlularını adalet önüne çıkartmasına destek olmak. Bu çalışmanın büyük bölümü yasal kanallar üzerinden devam ediyor ve şu noktada yasal süreçleri olumsuz etkileyecek herhangi bir şey söylemek istemiyorum.”

Neden darbe yerine ‘ayaklanma’ kelimesini kullandıkları sorulduğunda ise Erdoğan’ın Facetime röportajında ‘kalkışma’ ifadesi kullandığını, onlarında Türkler ile aynı çizgide gitmeye çalıştıklarını söyledi.

Graham Fuller o gece burada mıydı?

“O gece Sayın Fuller’in Türkiye’de olduğundan haberim yok. Doğrusunu söylemek gerekirse burada olsaydı da bizim pozisyonumuzu değiştirmezdi. Şu an ABD hükümeti ile hiçbir alakası yok, kendisi eski bir hükümet yetkilisidir. Sayın Fuller ya da başka isimlerin darbe girişimi gerçekleşirken Türkiye’de olup olmadığından da bağımsız olarak ABD’nin bu işten çıkar sağlayacağına yönelik çok fena yorumlar bazı kişiler tarafından bazı Amerikan medya kuruluşlarında dillendirildi. Bunların hiçbiri ABD yönetiminin görüşlerini yansıtmıyor.”

İncirlikten kalkan tanker uçaklar varken ABD’nin bu kalkışmadan nasıl haberi olmaz?

“İncirlik bir ABD üssü değil, Türk üssü. Biz İncirlik’i Türk hükümetinin davet ve izniyle kullanıyoruz. Ne üssü ne Türk hava sahasını ne de İncirlik’teki kuleyi biz kontrol ediyoruz. Hangi uçağın ne zaman ve ne için kalkıp indiğine biz karar vermiyoruz. Amerikan uçakları ancak Türk makamlarının izni üzerine uçuş yapabiliyor. Türkiye’nin üsten gerçekleştirdiği askeri faaliyeti sorgulama yetkimiz yok. Dolayısıyla da İncirlik’ten kalkan tanker uçakların yasal ya da meşru operasyonlar için kullanılıp kullanılmadığını bilemeyiz. Bu Türk ordusunun ve hava kuvvetlerinin işi.”

Darbe girişiminden 23:15’e kadar haberimiz yoktu”

“Tamamen karanlıktaydık. Ben darbe girişimini Ankara’da rezidansta jetler alçak uçuş yapmaya başladığında öğrendim. Yaklaşık 22.00 sularıydı. O akşam 19.00 uçağıyla İstanbul’dan döndüm. Rötar nedeniyle ancak 21.30 gibi rezidansta olabildim. Bazı meslektaşlarımın katıldığı doğum günü partisi vardı, aşağı inerek ona uğradım. Sonra da havadaki o tuhaf hareketlilik başladı. İlk etapta bir terör tehdidine karşı önlem alındığını düşündüm. Hemen telefonlara sarılıp ne olduğundan haberi olan birilerine ulaşmaya çalıştık. Aynı sizler gibi. Türk hükümetinden bunun bir yasadışı darbe girişimi olduğuna dair aldığım telefonun hemen ardından gittik dar bir ekiple beraber saat 23.30 sularında büyükelçiliğe geçtik. Arayan dışişleri bakanlığından birisiydi ve saat 23.15 civarıydı. Arayan kişi bu bilgiyi Washington’a iletmemi istedi ve Türk hükümetinin ABD’nin desteğini beklediğini bildirdi. Ben de bunu derhal yaptım.”

“Bence burada en büyük sorunlardan biri hem Türk hem de Batılı gazetecilerin olayları analitik bir çerçeveye oturtma konusunda çok aceleci davranmış olmaları. Batı basını tarafından yapılan bazı haberlerden rahatsızlık duydum. Neden kızgın olduğunuzu biliyorum; o gece demokrasinizi korumak için kendi yaşamlarını riske atarak sokağa çıkan insanların ne kadar geniş bir yelpazeden olduğu haberlere yansımadı. Buradaki pek çok gazetecinin de varsayımlar koyarak ABD’nin burada bir rol oynadığına dair sonuçlara varmasından da aynı ölçüde üzüntü duyuyorum. ABD’nin Türkiye’nin parçalandığını, zayıfladığını ve istikrarsızlaştığını görmek istediğine dair hikayeyi anlamak bizim için çok güç. İlişkilerimizin tarihine ve bu ülkedeki yatırımlarımıza çok ters bir anlatı. ABD güçlü, müreffeh, demokratik ve kendine güvenen bir Türkiye görmek istiyor.”

PAYLAŞ
İnternet haberciliği sektöründe üçüncü yılı. Eğitim, sağlık, kadın haberlerine ilgili...

CEVAP VER

Yorumunuzu giriniz
Lütfen isminizi yazınız