Başta Almanya olmak üzere yurt dışından yapılan evlilikler Avrupalı gurbetçilerimizin çileli hikâyelerinde önemli bir yer işgal eder. Evlilik yoluyla gelen eşler bir yandan yeni geldikleri ülkelere ayak uydurmaya çalışırken diğer taraftan da yurt dışı edilme riski ile karşı karşıyalar.Aynı millet ve din mensubu olunmasına rağmen insanların yetiştikleri yerler onların temel alışkanlıklarında belirleyici özelliğe sahiptir. Bu anlamda Avrupalı Türklerin memleketlerinden yaptıkları evlilikler birçok güzellikle birlikte birçok sorunu da beraberinde getirmiştir. Aile içinde çıkan bazı sorunlar eşlerin ellerindeki kozları bazen oldukça acımasızca kullanmaları gerçeğini gün yüzüne çıkarır.

3 YIL EVLİLİKTEN SONRA BAĞIMSIZ OTURUM İZNİ ALINABİLİR

Evlilik yoluyla gelip aile ve çevrelerini terk edip yuva kurmaya gelen fertler bazen sınır dışı edilmemek için eşlerinin haklarının ötesinde bir muameleye maruz bırakılabilmektedir. Evlilik yoluyla gelen kişiler aslında zannettiklerinin aksine yaptıkları evlilik ve bulundukları ülkelerde kalmalarından dolayı belli haklara sahiptirler. Örneğin evlilik yapmış kişiler 3 sene evlilik süresinden sonra eşlerinden bağımsız oturum alma hakkına sahiptirler. Eşler yaşadıkları problemin etkisinde kalarak bazen eşlerini geri gönderip oturum almasına engel olmak için Almanca kursuna gitmediklerini dahi ileri sürebilmekteler.

EVLİLİK YOLUYLA GELENLER ALMANCAYA TAKILMAYACAK!

Aile birleşimi nedeniyle çiftlerden birinin Almanya’ya gelebilmesi için 2007 yılından bu yana uygulanan Almanca sınav zorunluluğu bulunuyordu. Türkiye’de yaşayan “kadın veya erkekten” biri bu durumda Almanca sınavını geçtiği takdirde Almanya’ya gelme hakkı kazanıyordu.Birçok çiftin birbirine kavuşmasını engelleyen bu uygulamaya AB Adalet Divanı (EuGH) aile birleşimleri için Almanya’nın uyguladığı dil testi şartının birlik yasalarına aykırı olduğuna karar verdi. Luxemburg merkezli EuGH, aldığı kararla Türkiye’den evlenenlerin işini kolaylaştırmayı hedefliyor.

KARARIN EMSAL TEŞKİL ETMESİ BEKLENİYOR

Uygulanan Almanca sınavının aile birleşimini zorladığını açıklayan EuGH, Berlinli bir Türk kadınını Berlin İdare Mahkemesi’ne açtığı davada haklı buldu. Ankara’daki Alman Büyükelçiliği’ne 2012 yılında vize başvurusunda bulunan ve 1998 yılından bu yana kocası Almanya’da yaşayan Berlinli kadına vize “yetersiz Almanca bilgisi” nedeniyle verilmemişti.Mahkeme’nin kararında, aile birleşiminin AB ülkelerinde çalışan Türklerin aile yaşamının devam etmesi açısından kaçınılmaz olduğunu ve böylece “ikametin kalitesini” iyileştirmeye gideceğini açıkladı. Ayrıca bu kişilerin kaldıkları AB ülkelerinde entegre olmalarını desteklemeye katkıda bulunduğu belirtildi.Dava sonucunda verilen kararın emsal teşkil ederek, Almanya’da geçerli aile birleşimi mevzuatında değişikliğe yol açacağı tahmin ediliyor. Ancak bu değişikliğin ne zaman hayata geçeceği şimdilik belirsizliğini koruyor. Bilgi Notu: Yukarıda paylaştığımız bilgiler konunun uzmanı bir Avukat tarafından hazırlanmış olup tavsiye niteliğindedir. Her hukuki durumun özel olması nedeniyle birebir uygulanması doğru değildir. Sorumluluk kişinin kendisine aittir.

CEVAP VER

Yorumunuzu giriniz
Lütfen isminizi yazınız