“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” ne demektir?

Mürşit, kelime anlamı olarak doğru yolu gösteren, kılavuz, rehber olan demektir. Buna göre, insanların ve toplumların hayatında en gerçek yol gösterici, en değişmez rehber, bilimdir denilebilir. Bilim yalnızca gerçeği araştırır ve ona değer verir. Gerçek dışı her şeyin bilimde yeri yoktur. O halde, bilimi kendine rehber edinen insan ve toplumlar gerçeğin yolunda ilerler. Bu yol doğruların, doğruluğun yoludur. Doğruluğun olduğu yerde her zaman iyilik ve güzellikler vardır. Bilim yolunda ilerleyen insanlar ve toplumlar dünyayı, geleceği ve her şeyi olduğu gibi görebilir. Bundan dolayı da gelişmişlik yolunda güvenli adımlarla ilerler. Sürekli ilerleme, gelişme ve kalkınma içinde olur. Çünkü bu yolda sabit fikirler yoktur, geri kalma yoktur. Akıl, yeteneklerini sonuna kadar kullanabilme özgürlüğüne sahiptir. İnsan cahillikten, bilgisizliğin karanlığından kurtulur. Yaşadığı çevreyi doğayı canlıları daha iyi tanır. Daha iyi yaşamanın, hayat standartlarını arttırmanın yollarını bulur. Bilimin de bir takım yasaları vardır. Farklı zamanlarda birtakım kişisel görüşler ve kalıplaşmış, katı düşüncelerin bilim diye tanıtılması mutlaka olmuştur. Ama bunlar bilim olmadığı gibi bilimin ortaya koyduğu gerçeği de hiçbir zaman değiştiremezler. Bilim ancak doğruluk ve gerçeğin ortamında oluşur. Ancak onunla iyiye, güzele ve refaha gidilebilir. Böyle olduğu için, bilim, insanda hoşgörü doğurur. Katı ve sabit fikirli, yeniliğe açık olmayan insanlar yerine, yeniliğe açık, modern fikirli, başkalarının düşüncelerine saygılı insanların yetiştirilme ortamını oluşturur. Bilimin değerleri ile iyi birey, iyi vatandaş yetiştirme olanakları elde edilebilir. Bilime dayalı gerçeklerle yetiştirilmiş insanlar hiçbir görüş ve düşüncenin esiri olmazlar. Bir ülke bilimi kendine kılavuz seçerse her zaman ve her alanda büyük ilerlemeler gösterir. Dünya gelişmişlik düzeyinin en üstlerine çıkar. Bilim kişilere ve ırklara göre değişmediği için nesneldir, mekanlara göre farklılık göstermez. Bilim Amerika da ne ise Afrika da da odur. Bu sebepten bilimin gösterdiği yolda gitmeli, ATATÜRK’ün bu sözüne güvenmeli, kulaktan duyma kanıtlanmamış uydurma ifadelere değil, bilimin gösterdiği gerçeklere inanmalı, onları yol gösterici olarak kullanmalıyız. Memleketimizi bir fanusa koyup dünya ile ilgisiz yaşayamayız. Aksine yükselmiş, ilerlemiş, medeni bir millet olarak uygarlık seviyesinin üzerinde yaşayacağız. Böyle bir hayat ta ancak ilim ve fenle olur. İlim ve fen neredeyse orada olacağız ve millet olarak ilim ve fen yolunda sınır tanımayacağız.

“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.”

Uygarlık ve medeniyet yolunda ilerlemek, bilime yönelebilmek, Atatürk’ün ilke ve inkılaplarını anlamak ve gereğini yapmak ancak okumak ve öğrenmekle mümkündür. Atatürk bu gayeyle, ilim yuvaları olan çeşitli okullar açmıştır. Onun ilim ve fen konusuna verdiği önemi, hayatının her aşamasında görüyoruz; “…Uygarlık için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fenin dışında yol gösterici aramak gaflettir, cahilliktir, yoldan sapmaktır. “Gerçek kurtuluşu istiyorsak, her şeyden evvel bütün kuvvetimiz, bütün hızımızla bu bilgisizliği yok etmeye mecburuz”. Hayatta en hakiki mürşit ilimdir sözünün anlamı kısaca; hayatta gerçek rehberimizin bilim olduğudur. Bilimin yol göstericiliği ile başarıya ulaşmak her zaman mümkündür. Yeter ki bu yoldan yanlış yollara sapmayalım.

PAYLAŞ
Ahmet Aksay
Öğrenmeye, araştırmaya, karıştırmaya meraklı biri. Yazıları da müzik zevki gibi: Her telden.