Değerli okurlarım:

Hepimizin bildiği bir hikaye vardır.Zamanın birinde bir orman köylüsü varmış.Bir gün ormanda odun keserken bir yılanla karşılaşmış niyeti onu bir an öldürmekmiş ama velakin bir anda vazgeçmiş.Bunun üzerine yılan orman köylüsüne canını bağışladığından dolayı bir altın vermiş. Bu orman köylüsüne yıllarca her gün bir altın vermiş. Bunu üzerine fakir köylünün maddi durumu düzelmiş.Köylülerde bu durumu anlayamamışlar.Çok çalışıyor,bunun karşışılığını aldığını biliyorlarmış.Günün birinde yaşlı köylü artık takatı kalmadığından ormana gidemez duruma gelmiş.Oğluna yılanın yerini tarif ederek git benim oğlum olduğunu söyle sana altın verecek demiş.Oğlu malum yere gitmiş yılan bir müddet sonra çıkmış istediği altını vermiş ama..aşırı hırs ve aç gözlülük bir anda gözünü perdelemiş ve bunda daha fazla altın vardır diye yılanı öldürmeye çalışmış ancak ıskalamış kuyruğunu koparmış.Yıllanda can havliyle ormancının oğlunu zehirlemiş. Aradan epeyce bir vakit geçmiş Ormancı oldukça yaşlı olmasına rağmen oğlunu merak etmiş ve bilinen yere gitmiş.Ne görsün oğlu cansız bir şeklide yerde, yıllan ise kanlar içerisinde,yaşlı adam durumu anlamış yılan kardeş senden özür diliyorum..Böyle olmasını istemezdim demiş, bu olanları unutalım dost olalım demiş.Ancak yılan biz artık dost olamayız.Sende evlat acısı bende kuyruk acısı olduğu sürece…

Şimdi 30 yıldır güneydoğuda kanlı vahşetini hiç çekinmeden sergileyen pKK terör örgütünün gerek halkımıza gereksede vatanımıza vermiş olduğu yaraları unutmak mümkün mü? Değil tabiki,bu minvalde ivme kazanmaya devam eden bu örgütün dış güçlerce finanse edilerek,huzuru ve sükunatı bozduğu aşikardır.Onun legal uzantısı olan ve kendilerini siyasi arenada göstermek isteyen güruhlar bu aziz milletin aklıyla alay etmekteler.Yıllarca cansiperane çarpışan yüzlerce ordumuz ve emniyet güçlerimiz bu işin içinden çıkılmaz sarmalın bedelini canlarıyla ödemişlerdir.Nihayetinde barış süreci diyerek ortaya atılan ve dilmize pelesenk olan bu söylemler sadece sözde kalmıştır.Bir müddet karşışıklı müzakereler yapılmış ancak tam bir neticeye varılamamıştır.Gerek kandildeki elabaşlar ve İmrani canisi kendilerince yol haritaları düzenleyerek manifestolar yayınlamaktalar.Habire kendilerince devletimize tehditvari çıkışlarda bulunmaktalar.Çok doğaldır ki, bunlara bu güçü ve erki veren dış emperyalist güçlerden başkası olamaz.Seçim meydanlarında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’a sen başkan olamayacaksın diye atıflarda bulunmaktalar.Bu söylemlerin altında asıl bir tehdit kavramı yatmaktadır.Alenen şunu istiyorlar.Bizim her dediğimizi harfiyen uygulayacaksınız.Güneydoğuda özerklik hayalinin gerçekleşmesine adım atmaktalar.Zaten alınan bilgilere göre kendi adliyelerini, kendi asayişini güneydoğu’nun bazı ilerinde oluşturdukları, bunun yanında daha da ileri giderek, kendi yönetimlerini kendilerinin sağlayacağını ifşa etmekteler.Güneydoğu ve Doğu Anadoludaki halkımız aslına bakarsanız bu konulardan muzdarip fakat son bir kaç yıl içerisinde öyle bir güç kazandılar ki, bunları bir anda bertaraf etmek bayağı işimizi zorlaştıracak gibi, Bu ülkede bir Allah’ın kulu Kürt sorunu var diyemez. Diyen varsa gerçekten haindir. Bu gün bir araştırma yapalım ülkemizde 1000 yıldır aynı coğrafya da yaşayan bir rivayete göre 20 milyon Kürt halkının olduğu söylenilmektedir.Bunun yanında gözümüzden kaçan önemli bir detay var.Evlilikler yoluyla kurulan akrabalıklara baktığınızdan tabiri caizse kaynayıp karışmış bir hal varken,bu sorunu nerden çıkarıyorlar. Bazen insanda akıl tutulması meydana gelmektedir. Bu gün meclise bir bakın milletvekillerini en azı 100 yakını Kürt, bu ülkeyi yıllarca yöneten kürtler, Cumhurbaşkanlığı makamından tutunda, devletin en alıcı Subayı,Miti, Emniyeti ve diğer önemli kurum ve kuruluşlarında hizmet etmişlerdir.Kürt halkı ötelenseydi, ayrıştırılsaydı şuanda Fransız devrimiminden önce nasık köle toplumu oluşmuştuysa ülkemizde de Kürtler için böyle bir durum olmuş olurdu. Zira böyle bir zülum asla ülkemizde gerçekleşmemiştir. Ülkemizde yaşayan Romanlar var. Bana kalırsa asıl onlar toplumda hor görülmektedir. Yaşamları gereği bedeni temizliklerine fazla dikkat etmemekteler.Kendinizi dürüstçe eleştiriniz örneğin bu vatandaşlarımız ile aynı otobüste bir yolculuk yapıyorsunuz..yanınıda oturduğu zaman hemen tedirgin oluyorsunuz ve şoföre kardeşim bunu yanımdan kaldırın diyen çok vatandaş gördüm.Bu ayrımcılık değilde ne? Bu vatandaşlarımızı eğiterek onlara daha insani davranmamız gerekmez mi? Nihayetinde CHPsi nereden aklına geldi bilmiyorum fakat Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir Roman vatandaşımızı İzmir ilimizden Milletvekili adayı yaptı. Bu yaklaşımlar çok manidar. Aslına bakarsak bu coğrafya da hangi etnik guruptan olursak olalım aslımızın insan olduğunu unutmamak gerekir..”YARATILANI SEV YARADANDAN ÖTÜRÜ” Bunun en güzel cevabıdır. Burada ez cümle şunu ifade etmek istiyorum.Sözde pKK terör örgütü militanları bu barış süreci sonlanırsa silah bırakacak ve ülkelerine geri dönecek şeklinde teoriler ortaya atılmaktadır. Yine son kez yineliyorum.Türk milletinin Kürt halkı ile hiç bir sorunu yok aynı elin parmakları gibiyiz. Şunu iyi anlasınlar ve müşahade etsinler peşine takıldıkları sözde onların haklarını koruyup kolayan piyonlar dış güçlerin taşeronluğunu yapmaktalar.Aslına bakarsanız hiç biri Kürt halkını sevmemektedir.Sadece kendi geleceklerini ve bir yerlere gelmenin hayallerini kurmaktalar.Kürt halkı onlara gereken cevabı en iyi şekilde verecektir. Bizim pKK terör örgütüyle asla ve asla yukarıda bahsetmiş olduğum yılan hikayesi benzeri,bizde şehit acısı, onlarda kuyruk acısı olduğu sürece dünya bir araya gelse dahi dost olamayız…

PAYLAŞ

1 YORUM

CEVAP VER

Yorumunuzu giriniz
Lütfen isminizi yazınız