Değerli  okurlarım,

Ülkemizin siyasi ve sosyo ekonomik durumun merak ediyorsanız sokaklara,kahvehanelere,parklara ve alışveriş merkezlerine uğrayın ve insanlarla hasbıhal eyleyin ondan sonra insanlarımızın beklentilerini,endişelerini ve hüzünlerini idrak edeceksiniz.

Zira öyle bir aymaz toplum haline getirdiler ki bizi, bana dokunmayan yılan bin yaşasın ecnebi sözü ile insanlarımızı bireysel bir yaşam tarzına ittiler.Bu hep emperyalist güçlerin dayatması sonucu günümüzde de meyvelerini almaya başladılar.Dinimizin gereği tanımadığımız birine selam vermek sünnet almak ise farz olduğu halde gözümüzün içine baka baka sanki,uzaylı görmüş mutsuz,kendinden emin olmayan özgüven yoksunluğu içerisinde hayatlarını idame ettiren insan sayısı gittikçe çoğalmaktadır.Peki bu durum neden kaynaklanmaktadır.? İnsanlarımız neden mutsuz? Mutsuz kılan para şan şöhret mi?

Yine dinimize göre: Komşusu açken,tok yatan bizden değildir.Denmesi ne kadar manidar zira insanoğlu olarak ne kadar kendimizi bu yapı içerisinde görebiliyoruz.Hepimiz bu ülkenin evlatlarıyız.Dinimiz,mezhepimiz,ırkımız,meşrebimiz ve dilimiz ne olursa olsun aynı atmosferde soluk alıyoruz.Aynı çoğrafyada kader birliği yapıyoruz.Ve de bu cennet vatanımızdan başka sığınacak hiçbir limanımız yok.Batı haçlı zihniyeti gözünü dikmiş bizleri bir birimize düşürerek topraklarımızı ilhak etmeye biz halen havanda su dövmeye devam ediyoruz.Toprağımıza, namusumuza el atmak için fırsat kullanan zalimleri nasıl olurda görmezden geliriz.Nedir bu garabet anlamış değiliz.Yoksa hepimizi batı zihniyetli güruhlar bakar kör mü ettiler.

Bir kaç gündür yukarıda da belirttiğim gibi halkımızla sıcak temas kurmaya ve 7 haziranda yapılacak olan genel seçim hakkında yoklama yapıyorum.Vatandaşımızdan garip garip cevaplar aldığımda inanın bu ülkenin insanlarının ne kadar zor bir sarmal içerisinde olduğunu üç aşağı beş yukarı sezinliyebiliyorum.Bir çay ocağının kapısında plastik sandalye üzerinde iki üç tane pırıl pırıl genç gördüm.Ve kendilerine yaklaşarak selamaleyküm gençler diyerek hitap ettim.Onlarda Aleyküm selam dayı diyerek buyur ettiler.Yanlarında bulunan sandalye’ye oturdum.Benden iki sandalye öte de iki tane genç kendi arasında muhabbet ediyorlardı ve ses seviyesine hakim olmadan sokak diliyle konuşmalarına ister istemez şahit oldum.Biri diğerine lan kanka bugün ne oldu biliyon mu ? oda ne oldu diye sorarken imam hatip lisesinde okuyan kapalı bir kız bana face’den arkadaşlık teklifi etti.Daha sonrası malum ahlaksız sözler vesaire diyerek sohbet ederlerken,gerçekten çok ağırıma gitti.Acaba ben o kızın babası olsaydım gibi empati yaptım.Hayli üzüldüm.Bu gençler 17-18 yaşlarındaki genç zıpırlar.Beyinleri yıkanmış internet  cafe ve ötesini bilmeyen babalarının sırtından geçinen sorumsuz ve bilinçsiz geleceğin gençleri her neyse kısa bir zaman sonra bu ikisi ayrıldı.Diğeri yani benim yanımda oturan kaldı.cep telefonuna ara sıra bakıyor.Androit akılı telefon var elinde,ben ne haber  delikanlı nasılsın diye kendisine yaklaşımda bulundum.İyiyim dayı demesi bile külhanbeyi edasındaydı.Çay içermisin teklifinde bulundum.Önce sağol dediyse de bir oralet içerim dedi.Karşılıklı içeceklerimizi yudumlarken, kollarında  kocaman bir dövme gördüm.Delikanlı nasılsın iyimisin faslıyla iyice kendisine güven vermeye çalıştım.

Öğrencimisin diye sordum? Yok okulu bıraktım.Kaç yaşındasın 19 yaşında olduğunu söyledi.Bende keşke okulu bırakmasaydın.Okumanının güzelliği hakkında fikirlerimi açıkladım.Haklısın dayı söylemiyle sohbetimiz bayağı derinleşti.Bende kendisine açık lisede okuyabileceğini geç kalınmış bir şey olamadığını lanse ettim.Pişman olduğu her halinden belliydi.Hayatın zorluklarını ve badirelerini karşılıklı konuşma esnasında anlattım.Daha sonra bu seçimde oy kulanacakmısın? Diye soru yöneltim.Sandığa gidip oy kullanmayacağım diye cevap verdi.-Neden? Nedeni yok deyince bende kendisine bu ülkenin vatandaşı olarak demokratik hakkının olduğunu eğer sen bu hakkından imtina edersen o zaman vatandaşlık hakkını yok sayarsın diye telkinde bulundum.Kendisi de bana hitaben hiç birine güvenmiyorum.Demesi manidardı.Fakat o genç kardeşimize bugüne kadar hiç kimse onu adam yerine koyupta sohbet etmediği her haliyle belliydi.İnanıyorum ki,O kardeşimiz sandığa gidecek ve kendi hür iradesiyle vatandaşlık görevini yerine getirecek.Burada şuna dikkat etmemiz gerekir.Bu genç kardeşimiz gibi nice gençlerimiz unutulmuş ve onlara el uzatan onlara hayatı anlatan hiç kimse olmadığını bir kez daha yaşamış biri olarak,Gerek siyasilerin,gereksede devletimizin gençliği göz ardı etmemeleri gerekir.

Geleceğimizin temel taşı olan bu topluluğu kaybedersek geleceğimizi kendi ellerimizle yok ederiz.Bilinçli,kendine özgüveni olan gençlik yetiştirirsek bizleri av gibi gören dış unsurlara gereken dersi vermiş oluruz.Aksi halde yoz bir gençlik ve milli değerlerine sahip olmayan gençlik ile tarihin derinliklerine gömülürüz…Sevgilerimle…

 

PAYLAŞ

CEVAP VER

Yorumunuzu giriniz
Lütfen isminizi yazınız