DOLAR 50,00 %0,06
EURO 55,93 %0,09
ALTIN 6.278 %0,97
GÜMÜŞ 78,86 %2,82
BIST 100 11.005 %0,40
PETROL $106,47 %1,62
BITCOIN $77.150 %0,83

Ünlü Türk ve İslam Matematikçileri: Harezmi'den Cahit Arf'a 18 Bilim İnsanı

Kültür Selin Aksoy
Ünlü Türk ve İslam Matematikçileri: Harezmi'den Cahit Arf'a 18 Bilim İnsanı
Cebire adını veren Harezmi'den pi sayısını 16 basamağa kadar hesaplayan Cemşid el-Kaşi'ye, Semerkant Rasathanesi'ni kuran Uluğ Bey'den 10 TL banknotta portresi bulunan Cahit Arf'a kadar, Türk ve İslam dünyasının en tanınmış 18 matematikçisini, yaşadıkları dönem ve en önemli katkılarıyla anlattık.

Türk ve İslam dünyası, cebirden trigonometriye, ondalık kesirlerden astronomi tablolarına kadar matematiğin birçok alanına yön veren bilim insanları yetiştirdi. "Cebir" kelimesi Harezmi'nin kitabından, "algoritma" ise onun adından gelir. Uluğ Bey ve Ali Kuşçu Semerkant'ta dünyanın en hassas yıldız kataloglarından birini hazırladı, Cemşid el-Kaşi pi sayısını 16 basamağa kadar doğru hesapladı. Cumhuriyet döneminde ise Cahit Arf, adıyla anılan "Arf değişmezi" ile modern matematiğe kalıcı bir katkı yaptı. Aşağıda dokuzuncu yüzyıldan bugüne, Türk ve İslam dünyasının en tanınmış matematikçilerini kronolojik sırayla derledik.

Bir Bakışta Türk ve İslam Matematikçileri

Bilim insanıYaşadığı dönemEn bilinen katkısı
Harezmiyak. 780 – 850Cebirin kurucusu sayılan eser, "algoritma" kavramı
Ahmed el-Fergani9. yüzyılAstronomi kitabı, Nil'in su ölçeri
Biruni973 – 1048Dünyanın yarıçapının ölçülmesi, trigonometri
Ömer Hayyam1048 – 1131Kübik denklemlerin geometrik çözümü
Nasirüddin Tusi1201 – 1274Trigonometrinin bağımsız bir bilim dalı olması
Kadızade-i Rumiyak. 1364 – 1436Sinüs 1 derecenin hassas hesabı
Cemşid el-Kaşiyak. 1380 – 1429Pi sayısını 16 basamağa kadar hesaplama, ondalık kesirler
Uluğ Bey1394 – 1449Semerkant Rasathanesi ve Zîc-i Uluğ Bey
Ali Kuşçu1403 – 1474Osmanlı'da matematik ve astronomi eğitiminin temelleri
Molla Lütfi? – 1494Küpün iki katına çıkarılması (Delos) problemi
Matrakçı Nasuhyak. 1480 – 1564Hesap kitapları ve çarpma yöntemleri
Takiyüddin1526 – 1585İstanbul Rasathanesi, trigonometride ondalık kesir
Gelenbevi İsmail Efendi1730 – 1791Logaritmayı Osmanlı'ya tanıtması
Hüseyin Tevfik Paşa1832 – 1901İngilizce "Linear Algebra" kitabı
Salih Zeki1864 – 1921Kâmûs-ı Riyâziyyât, Darülfünun'da modern matematik
Kerim Erim1894 – 1952İlk Türk matematik doktoru
Cahit Arf1910 – 1997Arf değişmezi, Arf halkaları
Selman Akbulut1949 – Dört boyutlu manifoldlar, "Akbulut mantarı"

Harezmi (yaklaşık 780 – 850)

Tam adı Ebu Abdullah Muhammed bin Musa el-Harezmi'dir. Bugünkü Özbekistan sınırları içindeki Harezm bölgesinden gelir ve Bağdat'taki ünlü bilim merkezi Beytülhikme'de çalışmıştır. "el-Kitâbü'l-Muhtasar fî Hisâbi'l-Cebr ve'l-Mukâbele" adlı eseri, birinci ve ikinci dereceden denklemlerin çözümünü sistemli biçimde anlatan ilk kitaplardandır. Kitabın adındaki "cebr" kelimesi Batı dillerine "algebra" olarak geçti.

Harezmi'nin Hint rakamlarıyla hesap üzerine yazdığı kitabın Latince çevirisi, onluk sayı sisteminin ve sıfırın Avrupa'da yayılmasında büyük rol oynadı. Bu çevirilerde adı "Algoritmi" olarak geçtiği için, adım adım işlem yöntemi anlamına gelen "algoritma" kelimesi de ondan gelir. Cebir kitabı 12. yüzyılda Latinceye çevrildi ve Avrupa üniversitelerinde yüzyıllarca ders kitabı olarak okutuldu.

Ahmed el-Fergani (9. yüzyıl)

Fergana vadisinde doğan Fergani, Halife Me'mun döneminde Bağdat'ta çalışan astronom ve matematikçilerdendir. "Cevâmiu İlmi'n-Nücûm" adlı astronomi kitabı Latinceye çevrilmiş ve Avrupa'da "Alfraganus" adıyla yüzyıllarca kaynak olarak kullanılmıştır. 861 yılında Kahire yakınlarında Nil Nehri'nin su seviyesini ölçmek için yapılan su ölçerin (mikyas) çalışmalarını yürüttüğü kabul edilir.

Biruni (973 – 1048)

Harezm'de doğan Ebu Reyhan el-Biruni, matematik, astronomi, coğrafya ve tarih alanlarında yüzden fazla eser verdi. Bir dağın tepesinden ufka bakış açısını ölçerek Dünya'nın yarıçapını hesapladığı yöntem, dönemine göre şaşırtıcı derecede doğru sonuç verdi. Küresel trigonometri ve harita projeksiyonları üzerine çalışmaları, matematiği gözlem ve ölçümle birleştirmesi bakımından öncüdür.

Ömer Hayyam (1048 – 1131)

Bugün daha çok rubaileriyle tanınan Ömer Hayyam, Nişabur'da doğdu ve döneminin önde gelen matematikçilerinden biriydi. Cebir üzerine yazdığı risalede üçüncü dereceden (kübik) denklemleri sınıflandırdı ve bunları koni kesitlerinin kesişimiyle geometrik olarak çözdü. Sultan Melikşah'ın isteğiyle hazırlanan Celali takviminin oluşturulmasında görev aldı; bu takvim, yılın uzunluğunu dönemine göre son derece hassas biçimde hesaplıyordu.

Nasirüddin Tusi (1201 – 1274)

Tus şehrinde doğan Nasirüddin Tusi, Meraga Rasathanesi'nin kurucusudur. Düzlem ve küresel trigonometriyi astronomiden ayırarak kendi başına bir bilim dalı olarak ele alan ilk eserlerden birini yazdı. Sinüs teoremini sistemli biçimde ispatlaması ve Öklid'in paralel postülatı üzerine yaptığı tartışmalar, sonraki yüzyıllarda hem doğuda hem batıda etkili oldu.

Kadızade-i Rumi (yaklaşık 1364 – 1436)

Bursa'da doğan Kadızade Musa Paşa, genç yaşta Semerkant'a giderek Uluğ Bey'in hocası oldu. Semerkant Medresesi'nin başına getirildi ve Semerkant Rasathanesi'nin kuruluşunda görev aldı. Sinüs 1 derecenin değerini büyük bir hassasiyetle hesaplayan çalışması, trigonometri tablolarının doğruluğunu artırdı. Uluğ Bey'in astronomi cetvellerinin hazırlanmasında önemli payı vardır.

Cemşid el-Kaşi (yaklaşık 1380 – 1429)

Semerkant Rasathanesi'nin ilk müdürü olan Gıyaseddin Cemşid el-Kaşi, pi sayısını virgülden sonra 16 basamağa kadar doğru hesapladı; bu, yaklaşık 180 yıl boyunca kırılamayan bir rekordu. "Miftâhu'l-Hisâb" (Hesabın Anahtarı) adlı eserinde ondalık kesirleri sistemli biçimde kullandı. Trigonometride bugün "kosinüs teoremi" olarak bilinen bağıntı, Fransızcada hâlâ onun adıyla "théorème d'Al-Kashi" diye anılır.

Uluğ Bey (1394 – 1449)

Asıl adı Mehmed Turagay olan Uluğ Bey, Timur'un torunu ve Semerkant hükümdarıydı. Devlet yönetimini bilimle birleştiren nadir hükümdarlardandır. 1420'lerde Semerkant'ta kurdurduğu rasathanede yapılan gözlemlerle hazırlanan "Zîc-i Uluğ Bey" (Zîc-i Cedîd-i Sultânî), binden fazla yıldızın konumunu gösteren katalogu ve sinüs-tanjant tablolarıyla, teleskop öncesi dönemin en hassas astronomi eserlerinden biridir. Eser 17. yüzyılda Oxford'da yayımlandı ve Avrupa dillerine çevrildi. Uluğ Bey 1449'da oğlu Abdüllatif'in emriyle öldürüldü.

Ali Kuşçu (1403 – 1474)

Semerkant'ta doğan Ali Kuşçu, adını Uluğ Bey'in kuşçubaşı olan babasından alır. Kadızade-i Rumi ve Cemşid el-Kaşi'den ders aldı, onların ölümünden sonra Semerkant Rasathanesi'nin yönetimini üstlendi ve Uluğ Bey'in zîcinin tamamlanmasını sağladı. Uluğ Bey'in ölümünden sonra Fatih Sultan Mehmed'in daveti üzerine İstanbul'a geldi ve Ayasofya Medresesi'nde ders verdi. "Risâle fi'l-Hey'e" (astronomi) ve "Risâle fi'l-Hisâb" (aritmetik) adlı eserleri Osmanlı medreselerinde uzun süre ders kitabı olarak okutuldu. Kabri Eyüp Sultan Camii haziresindedir.

Molla Lütfi (? – 1494)

Fatih ve II. Bayezid dönemlerinde yaşayan Molla Lütfi, Ali Kuşçu'nun öğrencisiydi. Fatih'in özel kütüphanesinin müdürlüğünü yaptı. "Tazʿîfü'l-Mezbah" adlı eserinde, antik Yunan'dan beri bilinen bir küpün hacmini iki katına çıkarma (Delos) problemini inceledi. Bilimleri sınıflandırdığı bir eser de yazdı. Hakkındaki suçlamalar sonucunda 1494'te idam edildi.

Matrakçı Nasuh (yaklaşık 1480 – 1564)

Bosna'nın Visoko kasabasında doğduğu bilinen Matrakçı Nasuh, Enderun'da yetişti. Matematikçi, tarihçi, minyatürcü ve usta bir silahşordu; "matrak" oyununun ustası olduğu için bu lakapla anıldı. Yavuz Sultan Selim'e sunduğu "Cemâlü'l-Küttâb" ve "Umdetü'l-Hisâb" adlı hesap kitaplarında çarpma için pratik yöntemler anlattı; bu kitaplar Enderun'da ders kitabı olarak okutuldu. Kanuni'nin seferlerine eşlik ederek çizdiği şehir minyatürleri de Osmanlı topografya resminin en önemli örneklerindendir.

Takiyüddin (1526 – 1585)

Şam'da doğan Takiyüddin Muhammed bin Maruf, III. Murad döneminde İstanbul Tophane sırtlarında 1577'de İstanbul Rasathanesi'ni kurdu. Trigonometri hesaplarında ondalık kesirleri kullandı, mekanik saatler üzerine bir kitap yazdı ve gözlem aletleri tasarladı. Rasathane kısa süre sonra, 1580'de yıktırıldı; ancak Takiyüddin'in eserleri Osmanlı bilim tarihinin en özgün çalışmaları arasında sayılır.

Gelenbevi İsmail Efendi (1730 – 1791)

Manisa'nın Gelenbe kasabasında doğdu. İstanbul'da medrese öğrenimini tamamladıktan sonra müderris oldu ve Kasımpaşa'daki Mühendishane-i Bahri-i Hümayun'da matematik hocalığı yaptı. Logaritmayı Osmanlı'da ilk kez sistemli olarak anlatan "Şerh-i Cedâvil-i Ensâb-ı Lûgaritmâ" adlı eseri yazdı. Rivayete göre III. Selim'in huzurunda yapılan atış denemelerinde top atışlarının isabetini hesaplarıyla düzelttiği için ödüllendirildi. Hem Arapça hem Türkçe olmak üzere otuzdan fazla eser bıraktı.

Hüseyin Tevfik Paşa (1832 – 1901)

Vidin'de doğdu, İstanbul'da askeri okulda okudu ve Harbiye'de matematik öğretmenliği yaptı. Paris'te ve Amerika'da görev yaptığı yıllarda matematik çalışmalarını sürdürdü. 1882'de İstanbul'da İngilizce olarak yayımladığı "Linear Algebra" kitabında, karmaşık sayılarla düzlemde yapılan işlemleri üç boyutlu uzaya taşımanın bir yolunu önerdi. Darüşşafaka'nın kurucuları arasında yer aldı ve genç matematikçileri, özellikle Salih Zeki'yi destekledi.

Salih Zeki (1864 – 1921)

İstanbul'da doğan Salih Zeki, Darüşşafaka'yı bitirdikten sonra Paris'te elektrik mühendisliği okudu. Döndükten sonra Darülfünun'da (bugünkü İstanbul Üniversitesi) matematik, astronomi ve fizik dersleri verdi, Darülfünun'un müdürlüğünü yaptı. Türkçede modern matematiğin terimlerini yerleştiren yazarlardan biridir. Matematik ansiklopedisi olarak tasarladığı "Kâmûs-ı Riyâziyyât"ın ilk cildini yayımladı; "Âsâr-ı Bâkiye" adlı eseriyle de İslam dünyasında matematik ve astronomi tarihini inceledi.

Kerim Erim (1894 – 1952)

Kerim Erim, doktora unvanı alan ilk Türk matematikçidir. İstanbul Mühendis Mektebi'ni bitirdikten sonra Almanya'ya gitti ve 1919'da Erlangen Üniversitesi'nde doktorasını tamamladı. Türkiye'ye döndükten sonra İstanbul Darülfünunu'nda ve İstanbul Üniversitesi'nde ders verdi, Türkiye'de matematik doktorası yöneten ilk bilim insanı oldu. Matematik eğitiminin modernleşmesinde ve uluslararası bilimsel yayın geleneğinin yerleşmesinde öncü rol oynadı.

Cahit Arf (1910 – 1997)

Selanik'te doğan Cahit Arf, Paris'teki École Normale Supérieure'den mezun oldu. 1938'de Almanya'daki Göttingen Üniversitesi'nde Helmut Hasse'nin yanında doktorasını tamamladı. Cebir ve sayılar teorisinde "Arf değişmezi" (Arf invariant), "Hasse-Arf teoremi" ve "Arf halkaları" onun adıyla anılır. Arf değişmezi bugün topoloji ve kuantum fiziği gibi alanlarda da kullanılmaktadır. İstanbul Üniversitesi'nde ve ODTÜ'de çalıştı, TÜBİTAK Bilim Kurulu başkanlığı yaptı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 2009'da tedavüle giren 10 Türk lirası banknotun arka yüzünde Cahit Arf'ın portresine ve Arf değişmezine ilişkin formüle yer verdi.

Selman Akbulut (1949 – )

Selman Akbulut, 1975'te California Üniversitesi Berkeley'de doktorasını tamamladı ve uzun yıllar Michigan State Üniversitesi'nde profesör olarak çalıştı. Dört boyutlu manifoldların topolojisi üzerine çalışmalarıyla tanınır; bu alandaki temel yapılardan biri olan "Akbulut mantarı" (Akbulut cork) onun adını taşır. Gökova Geometri-Topoloji Konferansları'nın düzenlenmesine öncülük ederek Türkiye'de bu alandaki araştırmacıların uluslararası toplulukla buluşmasına katkı sağladı.

Bu Matematikçilerin Ortak Mirası

Bu listedeki bilim insanlarının bir kısmı bugünkü Türkiye sınırları içinde, bir kısmı Orta Asya, İran, Irak ve Balkanlar'da yaşadı. Ortak noktaları, Bağdat'tan Semerkant'a, oradan İstanbul'a uzanan ve yüzyıllar boyunca birbirini besleyen bir bilim geleneğinin halkaları olmalarıdır. Harezmi'nin cebiri, Kaşi'nin ondalık kesirleri ve Uluğ Bey'in tabloları Avrupa'ya çeviriler yoluyla geçerken, Ali Kuşçu ve öğrencileri aynı birikimi Osmanlı medreselerine taşıdı. Cumhuriyet döneminde Kerim Erim ve Cahit Arf ise bu geleneği modern üniversite ve uluslararası araştırma dünyasıyla buluşturdu.

Sık Sorulan Sorular

Cebirin babası kimdir?

Cebirin kurucusu genellikle Harezmi kabul edilir. "Cebir" (algebra) kelimesi de onun "el-Kitâbü'l-Muhtasar fî Hisâbi'l-Cebr ve'l-Mukâbele" adlı kitabından gelir.

Algoritma kelimesi nereden gelir?

Harezmi'nin adının Latince çevirilerdeki biçimi olan "Algoritmi"den gelir.

10 TL'nin arkasındaki matematikçi kimdir?

2009'dan itibaren tedavüldeki 10 Türk lirası banknotun arka yüzünde Cahit Arf'ın portresi ve Arf değişmezine ait formül yer alır.

İlk Türk matematik doktoru kimdir?

Kerim Erim, 1919'da Almanya'daki Erlangen Üniversitesi'nden aldığı doktora ile matematik alanında doktora yapan ilk Türk bilim insanıdır.

Pi sayısını en hassas hesaplayan İslam matematikçisi kimdir?

Cemşid el-Kaşi, 15. yüzyılın başında pi sayısını virgülden sonra 16 basamağa kadar doğru hesapladı.

Osmanlı'da logaritmayı kim tanıttı?

Logaritmayı Osmanlı'da sistemli olarak ilk anlatan matematikçi Gelenbevi İsmail Efendi'dir.

Paylaş: WhatsApp X Facebook