Vatanım Sensin’de şaşırtan Sultan Abdülaziz bestesi

Kanal D’de yayınlanan ‘Vatanım Sensin’ adlı dizide İzmir’i işgal eden Yunanlıların baloda Sultan Abdülaziz tarafından bestelenen ‘Valse Davet’ adlı eserini çalması izleyicileri şaşırttı. Dizinin başlamasından bu yana Yunanlı karakterler işgale bahane olarak Anadolu’ya medeniyeti getirmelerini gösteriyor ve Türk kültürünü aşağılıyorlardı.Ancak izleyiciler, sadece Yunanlıların bulunduğu eğlenceyi izlerken dans esnasında Yunan eseri yerine bir Türk eserini duyarak büyük şaşkınlık yaşadı. Çünkü bu eser aynı zamanda oldukça tanıdık bir eserdi ve bestekarı da Sultan Abdülaziz’di. Eser birçok insanın dansettiği bir ortamda fon vazifesi de görmüyordu. Aksine vatanını korumak için her şeyini göze almış bir Türk askerinin aynı karaktere sahip kızı ile Anadolu’nun Yunanistan’a bağlanmasını ülkü edinmiş Yunanlı bir genç teğmenin zorunlu valsi esnasında oldukça önemli bir vazife ifa ediyordu.

NEDEN SULTAN ABDÜLAZİZ’İN BESTESİ ÇALINDI ANLAŞILAMADI

İzleyicilere göre adı konmamış imkansız bir aşkı anlatmak için Sultan Abdülaziz’in ‘Valse Davet’i mükemmel bir seçim olabilirdi. Ancak ‘Vatanım Sensin’ dizisindeki bu sahne için aynısını söylemek zor. Çünkü Teğmen Leon ile Albay Cevdet’in kızı Hilal’in valsinin ardından devam eden ‘Valse Davet’, senaryo icabı hiç olmaması gereken bir ses kaydı ile bölündü. O ses Erzurum Kongresi’nde konuşan Mustafa Kemal Atatürk’e aitti. Halbuki senaryo icabı Mustafa Kemal Atatürk’ü sesi bir Yunan eğlencesinde bir Türk müziğini değil, Yunan veya bir başka Avrupa ülkesinin müziğini bölmeliydi.İşte Sultan Abdülaziz’in eserinin çalındığı o sahne:https://www.youtube.com/watch?v=4BSBBTXTHLw

SULTAN ABDÜLAZİZ DÜNYA ÇAPINDA BİR BESTEKARDI

Bununla birlikte o dönemin en sevilen klasik parçalarından birinin de Sultan Abdülaziz’in bestesi olan ‘Valse Davet’ olduğu biliniyor. Bu beste, padişahın bir diğer Avrupa tarzı bestesi olan ‘Gondol Şarkısı’ gibi sadece Osmanlı’da değil, Avrupa çapında meşhurdu. Yine de dizi ekibinin böyle bir hataya nasıl düştüğü anlaşılamadı.Sultan Abdülaziz, Türk toplumunda daha ziyade pehlivanlığı ile bilinse de, asıl kabiliyet alanının müzik olduğu biliniyor. Hem Türk müziği hem de Avrupa tarzı müziği bilen ve iki ayrı müzik dünyasından çok iyi örnekler sınacak kadar kabiliyetli olduğu için sadece Osmanlı’da değil Avrupa çapında bir bestekar olarak kabul görüyordu.Sultan Abdülaziz’in ‘Gondol Şarkısı’ da ‘Valse Davet’ kadar müzikal değeri yüksek bir eser:https://www.youtube.com/watch?v=JFlTF15ZSqc

RICHARD WAGNER’İN BAYREUTH’TAK OPERASINDA BİR KOLTUK ONUN ANISINA HEP BOŞ

1861 ila 1876 yılları arasında hüküm süren padişah müziğin gelişmesi için sadece Osmanlı toprakları dahilinde faal olmamış, başka ülkelerde de müzik çalışmalarına destek vermiş. Örneğin Alman bestekar, operacı, şair ve yazar Richard Wagner’in Bayreuth’taki operasına hatırı sayılır derecede maddi katkısı olduğu biliniyor. Bu operada her yıl opera oyunu sergilendiğinde bir koltuk hala Sultan Abdülaziz için boş bırakılıyor.

BATI AVRUPA ÜLKELERİNE SEYAHATE ÇIKAN İLK VE TEK PADİŞAH

Sultan Abdülaziz’in bir diğer özelliği ise Batı Avrupa ülkelerine seyahat düzenleyen ilk ve tek Osmanlı padişahı olması. 1867 yılında büyük bir sanat sergisine katılmak üzere Paris’e doğru gemi ile yola çıkan padişah, sergiden sonra İngiltere, Belçika, Almanya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na da seyahat düzenledi. Bu görüşmelerinde 3. Napolyon, İngiltere kraliçesi Victoria, Belçika kralı 2. Leopold ve Prusya kralı 1. Wilhelm, Avusturya-Macaristan imparatoru Franz-Josef ve Romanya prensi 1. Karol ile görüştü. Hatta İngiltere’de sadece bir devlet adamı olarak değil, aynı zamanda bir sanatçı olarak karşılandı. Sadece karşılanması esnasında çalınması için bir eser bestelendiği biliniyor.

İNTİHAR ETMEDİĞİ ARTIK BİLİNİYOR

Sultan Abdülaziz ölümündeki sır ile de Hollywood filmi olmaya değer bir hikaye ile bu dünyadan ayrıldı. Bir darbe üzerine tahtından indirilen padişahın intihar ettiği iddia edildi. Ancak intihar eden bir insanın iki bileğini birden derin bir şekilde kesemeyeceği artık biliniyor. Geçtiğimiz yıllarda saray hizmetçilerinin tutsak haldeki sultanın omzuna yaslanarak çekindikleri bir fotoğraf ortaya çıkmıştı. Talihsiz padişahın Osmanlı’yı Batılılaşma gayretlerinin yanı sıra dinibütün bir Müslüman olduğu da tarih sayfalarında yer alıyor. 

PAYLAŞ
Güven Tuncer
İnternet haberciliğindeki ilk yılı ve bu sektördeki inceliklerle tanışmayı büyük bir kazanç olarak görüyor. Almanyalı Türkleri ilgilendiren sosyal konulara, özellikle de eğitime ilgi duyuyor.