Erdoğan’ın mülteci kozunun dışındaki en önemli silahı ne?

Almanya ve diğer Avrupa Birliği (AB) ülkeleri referandum sürecinde yaşananlar karşısında alttan almayacaklarını gösterdiler. Ancak AB çapında bir referandum konuşması yasağı hala ütopik bir talep olarak görülüyor. Bunun tek sebebi Türkiye’nin elinde tuttuğu mülteci kozu değil. Avrupa’daki birçok banka kuruluşu gelişmeler karşısında çok tedirgin.

MÜLTECİ KORKUSUNDAN SONRA MALİ KRİZ EN BÜYÜK KORKU

Özellikle Euro bölgesine dahil olan ülkelerdeki bankalar için Türkiye’de olup bitenler önemsiz değil. Türkiye’ye bütün dünya bankalarından verilen kredi miktarının 255 milyar Euro olduğu söyleniyor. Bu, mali kriz korkusu içinde olan bankaları daha da tedirgin ediyor. Özellikle İspanyol bankaları Türkiye’de bir şey olacak diye tir tir titriyor. Bu ülkenin Türkiye’ye aktardığı miktar 82 milyar Euro. Bu ülkeyi 42 milyar Euro ile Fransa, 15 milyar Euro ile Almanya izliyor. İtalya’nın artık ateşin içinde görmeye başladığı miktar ise 11 milyar Dolar.

EN ÇOK MALİ KRİZDEN YENİ ÇIKAN İSPANYA KORKUYOR

Özellikle mali krizden sonra yeni toparlanmaya başlayan İspanya ve İtalya gibi ülkeler için Türkiye’nin siyasi istikrarı çok önemli ve bu yüzden hangi ülkede seçim var, hangi ülke nazi, hangisi faşist düşünecek durumda değiller.

Bu ülkelerdeki bankalar için Türkiye bir zamanlar övgüyle bahsedilen bir ülkeydi ve toparlanmak isteyen de, parasına para katmak isteyen de Türkiye’ye koşuyordu. Şimdi ise çok sayıda bankanın mali gücü hala düşük ve çok küçük kayıplar bile devasa sonuçları beraberinde getirebilir.

TÜRK EKONOMİSİ KÜÇÜLDÜKÇE KRİZ İHTİMALİ ARTIYOR

Türk ekonomisi geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 1,8 oranında küçülerek devasa sonuçların işaretini vermiş bulunuyor. Bundan en çok etkilenen ise İspanyol BBVA. Bu kuruluş, Garanti Bankası’nın yüzde 40’ını elinde bulunduruyor ve gelirlerin yüzde 14’ü bu bankadan geliyor. İtalya’daki UniCredit Yapı Kredi’nin yüzde 40’ını elinde bulunduruyor, Fransız BNP İstanbul’daki TEB ile tüketici kredilerinin yüzde 2,5’ini Türkiye’de veriyor. Hollandalı banka ING’de de benzer bir durum söz konusu.

TÜRKİYE’DEN AYRILMAK O KADAR KOLAY DEĞİL

Bu yüzden bankaların Türkiye’deki siyasi durumu titizlikle takip etmesi gerekiyor. Özellikle de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın devlet terörü uygulamakla suçladığı Hollanda’daki bankaların. Ancak bu o kadar kolay da değil. Örneğin İngiltere’nin önde gelen bankalarından HSBC geçen yıl  sürekli kaybettiği için Türkiye’yi terk etmek istiyor, ancak uygun bir alıcı bulamıyordu.

Almanlar ise son yıllarda verdikleri kredi miktarında azaltmaya gitmiş. 2005 ila 2013 yılları arasındaki işlem hacmini 10 milyar Euro’dan 20 milyar Euro’ya çıkaran Alman bankalarının bu yılki işlem hacmi 14 milyar Dolarla sınırlı.

Alman bankaları Türkiye’de devlete 3,4 milyar dolar, özel şirket ve kişilere ise 5 milyar dolarlık kredi vermiş. Bunun dışında Türk bankalarında 4 milyar dolar daha yatırılmış durumda. Bu yüzden Almanlar için bankalardan ziyade çok sayıda mülteci daha büyük korkuya sebep oluyor.

 

PAYLAŞ
Güven Tuncer
İnternet haberciliğindeki ilk yılı ve bu sektördeki inceliklerle tanışmayı büyük bir kazanç olarak görüyor. Almanyalı Türkleri ilgilendiren sosyal konulara, özellikle de eğitime ilgi duyuyor.