Helal turizm çılgınlığı kimlerin iştahını kabartıyor?

Dünya müslümanlarının önemli bir bölümü giderek daha yoksul ve daha emniyetsiz şartlarda hayat sürdürüken, diğer önemli bir bölümü de giderek artan bir hırsla tüketim toplumuna eklemleniyor. Bu eklemlenmeden dünya piyasaları rahatsız olmadığı gibi ‘helal kozmetik’, ‘helal finansman’, ‘helal müzik’ , hatta ‘helal moda’ gibi oldukça tartışmalı sektörlerin önünü açıyor. Helal ürün ambalajı altına gizlenen tüketim çılgınlığının Müslümanları ne yöne savuracağı ise henüz mesele olarak görülmüyor.

Bu sektörlerden biri de ‘helal turizm’ veya ‘helal tatil’. Türkiye’de en az 20 yıllık geçmişi olan bu sektör artık Avrupa’ya da uzanmış durumda. Örneğin Almanya’da yaşayan milyonlarca Müslüman ve başka müslüman ülkelerden gelen turistler bu sektörün gelişmesini kaçınılmaz hale getirmiş. Bu yüzden artık birçok otel sahibi otel odalarında bir adet Kur’an, seccade ve kıbleyi gösteren bir işaret veya pusula bulundurmanın ne kadar önemli olduğunu biliyor.

ÖZELLİKLE YEMEKLERİN HELAL OLMASI MÜSLÜMANLARI TEŞVİK EDİYOR

Helal turizm hizmetleri sadece bununla sınırlı değil. Çünkü turistler daha fazlasını istiyor. Örneğin yemeklerde domuz ve boğazlanmamış hayvan etinin olmaması, diğer ürünlerde aynı hassasiyetlerin güdüldüğü katkı maddelerinin bulunmaması birçok müslüman turist için güvenli bir misafirlik anlamına geliyor.

OTELLER KENDİNİ MÜSLÜMAN MÜŞTERİLERE GÖRE AYARLAMAYA BAŞLADI

Berlin’deki ‘Adlon Kempinski’ oteli bunu itibara alarak yemekleri yakındaki bir Arap restoranından getiriyor. Bunun yanı sıra otel odasında içinde alkollü içeceklerin konduğu minibarın bulunmaması, otelde erkek ve kadınların ayrı ortamlarda namaz kılabileceği mescidin bulunması, İslami usullerin gözetildiği havuzlarda yüzme, masaj ve güzellik salonlarından yararlanma imkanının olması Müslüman turistleri cezbediyor. Helal turizm odaklı işletmelerin bütün bunlara dikkat etmesi gerekiyor.

HELAL TURİZMİN BAŞKENTİ ALMANYA

Erfurt Üniversitesi’nde helal ekonomisi araştırmaları yürüten Syed Furrukh Zad Ali Shah’ın anlattığına göre Müslümanlardaki gezme hevesi 90’lı yılların başlarında petrol zengini Müslüman ülkelerde başladı. Şimdi ise en çok gezenler Türkler, İranlılar, Pakistanlılar, Malezyalılar ve Endonazyalılar. Bununla birlikte İngiltere, Almanya ve Fransa’nın Müslümanları da az gezmiyor.  Müslümanlar en çok Malezya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye’yi gezmeyi seviyor. Özellikle Antalya’yı seven Müslümanlar bu şehri dünyanın en helal dostu şehri olarak biliyor.

HELAL TURİZM İNTERNET ORTAMINA TAŞINDI

Helal turizm o kadar revaçtaki artık helal anlayışına göre internet üzerinden helal sipariş yapmak bile mümkün hale gelmiş. Örneğin www.halalbooking.com internet adresi üzerinden 300 oteli helallik anlayışına göre seçmek mümkün. www.halaltrip.com ise helal ürün hizmeti veren otellerin yanı sıra helal yemek sunan restoranları ve faaliyetleri de sıralıyor. Bu hizmetleri alanlar daha sonra internet sayfasında değerlendirmede bulunabiliyorlar. Bunun dışında Münih’te, Essen’de ve Duisburg’da helal seyahatle ilgili bilgi veren seyahat büroları da var. Bu şekilde hangi hava yollarının helal yemek verdiğini öğrenmek de mümkün oluyor.

MÜSLÜMANLAR 2015 YILINDA SEYAHAT İÇİN 155 MİLYAR DOLAR HARCAMIŞ

Bu imkanların artması sayesinde müslüman yolcuların sayısı hızla artıyor. 2016/2017 Küresel İslami Ekonomi Raporu’na göre Müslümanlar 2015 yılında seyahet için 155 milyar Dolar harcamış. Bu bir yıl önceki harcamaların yüzde beş fazlası anlamına geliyor. Diğer helal sektörlerindeki harcamalar da aynı şekilde milyarlarca dolarla ifade ediliyor.

ÖZENTİ BİR HAYATIN NE KADAR HELAL OLDUĞUNU SORGULAYAN YOK

Bütün bu imkanların sağlanması Müslümanların kendini dünya toplumunun bir parçası hissetmesi ve rahat etmesi açısından önemli ve gerekli. Ne var ki çatışmaların arttığı bir dünyada gözlerini Batılı zenginlere çevirmeyi tercih edip bu kesime özenerek hayat geçirmenin ne kadar helal olduğunu sorgulayanlar yok denecek kadar az. Gerekli-gereksiz her yerde taşınan kocaman güneş gözlüklerinin ardından bu sorgulamayı yapmak güç.

PAYLAŞ
Güven Tuncer
İnternet haberciliğindeki ilk yılı ve bu sektördeki inceliklerle tanışmayı büyük bir kazanç olarak görüyor. Almanyalı Türkleri ilgilendiren sosyal konulara, özellikle de eğitime ilgi duyuyor.