Almanya’nın Ermeni tasarısını kabul etmesi Namibya’da Almanların soykırımına uğrayan Herero halkını çok kızdırmış. Halkın temsilcilerinden Esther Muinjangue’nin Almanya’yı hem tecavüz edip hem de hâkimlik taslamakla suçladığı ortaya çıktı.Almanya’nın kendi işlediği soykırım suçları dururken, Türklerin Ermenilere soykırım uyguladığına ilişkin meclis oylaması yapmasının Namibya’daki Herero halkının temsilcilerini çok kızdırmış. Herero halkının temsilcilerinden Esther Muinjangue’nin Alman Meclisi’nde Ermeni Soykırımı oylamaya sunulurken Almanları can evinden vuracak ifadeler kullandığı ortaya çıktı.Muinjangue’ye göre Almanya, Hererolara karşı hem tecavüz edip hem de hâkimlik taslayan bir tavır sergiliyor. Almanya, ‘Ermeni Soykırımı’nı resmen tanıdığında Herero ve Nama halklarına karşı girişilen soykırımları resmi olarak tanımamıştı. Buna gerekçe olarak da bu soykırımların 1948 yılında varılan BM Soykırım Anlaşması’nın imzalanmasından önce gerçekleşmiş olduğunu göstermişti. Anlaşmaya göre gerçekten de bu anlaşmadan önce soykırım tanımına giren katliamlar resmi olarak soykırım kabul edilmiyor ve cezalandırmayı gerektirmiyor.

ALMANLAR HEREROLAR SİYAHİ DİYE CİDDİYE ALMIYORLAR

Bunun üzerine Muinjangue, Ermenilere karşı girişilen katliamların Hererolar ile Namalara karşı girişilen soykırımlardan sadece yedi sene sonra, yine 1948 yılından önce gerçekleştiğini anlatmış ve şu tepkiyi göstermiş: “Peki aradaki fark nedir? Hererolar siyahi, Almanlar da siyahileri ciddiye almak zorunda olmadıklarını düşünüyorlar. Benim için olayın tek izahı bu.” Muinjangue ayrıca, Almanların kendi meselelerini hasıraltı ederken Ermenilerin meselesinde neden bu kadar aktif olduklarını da ilginç bulduklarını söylemiş.Aynı zamanda Ovahereo Soykırım Komitesi’nin (OGC) başkanı olan Muinjangue’nin faaliyetleri etkili olmuş görünüyor. Sebebi ise Alman Meclisi’nin Türklerin Ermenilere soykırım uyguladığını resmen kabul ettikten kısa bir süre sonra kendilerinin de Herero ve Nama halklarına soykırımda bulunduklarını resmen kabul etmesi.

HERERO HALKI İÇİN SOYKIRIMIN KABULÜ YETERLİ DEĞİL

Ancak bütün bunlar Herero ve Nama halkları için yeterli değil. Her iki halkın temsilcileri de kısa bir süre önce Almanya’ya tazminat davası açtı ve Namibya ile Almanya arasındaki müzakerelerde her iki halkın temsilcilerinin de bulunmasını istedi. Almanya ise her iki talebi de reddediyor.Birleşmiş Milletler’in (BM) İnsan Hakları Beyannamesi’ne göre yerli halkların kendilerini ilgilendiren önemli kararlarda kendi belirledikleri temsilcilerin katılımını öngörüyor. Beyannamenin bu kuralı uyarınca müzakerelerde temsilcileriyle bulunmak ve kararı devlet menfaatlerine bırakmak istemeyen iki halk, tazminat ödememek için doğrudan müzakerelere yanaşmayan Almanya üzerinde bu şekilde baskı kurmayı amaçlıyor.

HERERO VE NAMALAR BAŞARILI OLURSA DEVAMI GELİR

Hamburg Üniversitesi Afrika tarihi profesörlerinden Jürgen Zimmerer’e göre, ABD’de açılan dava Hererolara ve Namalara müzakerelere katılma hakkını tanır ve tazminata zorlarsa,  sömürge zamanında yaşanan birçok diğer olay kalıcı bir soruna sebep olabilir. Örneğin Hererolar ile Namaları Tanzanya’da Maji-Maji isyanında ölenlerin torunları ile Togo, Kamerun ve Güney Pasifik’te katliama uğrayanların torunları izleyebilir. Zimmerer, 1. Dünya Savaşı’nda Afrika’da ölen sivil halkın torunlarının da şansını deneyebileceğini ifade ediyor.Almanya soykırımı 1948’den önce gerçekleştiği için kabul etmiyordu. Ermeni tasarısı esnasında büyük baskı gören Almanya Herero ve Namalara işlenen soykırımı kabul etmek zorunda kaldı. Şimdi de tazminatı kabul etmiyor. Gerekçe ise aynı: Soykırım 1948’den önce gerçekleşti.

PAYLAŞ
İnternet haberciliğindeki ilk yılı ve bu sektördeki inceliklerle tanışmayı büyük bir kazanç olarak görüyor. Almanyalı Türkleri ilgilendiren sosyal konulara, özellikle de eğitime ilgi duyuyor.

CEVAP VER

Yorumunuzu giriniz
Lütfen isminizi yazınız