Uluslararası Anadili Günü’nde Türkçeye kaybolmuş dil muamelesi

Bugün 21 Şubat Uluslararası Anadili Günü. Almanya’da bu vesileyle çok sayıda Alman ağzının korunmasıyla ilgili programlar düzenleniyor. Dünyada 100 milyon kadar insanın anadilinin Almanca olduğunu ifade ettiğini biliyoruz. Almancayı yabancı dil olarak öğrenenlerin sayısı ise 55 milyon.Türkiye’nin Türkçeyi kaç kişiye yabancı dil olarak öğretebildiği ayrı bir konu. Fakat Avrupa’da, özellikle de Almanya’da anadili olarak Türkçenin korunması gibi daha hayati bir durum söz konusu ve bu konuda ne Türkiye, ne de Almanya’daki Türk toplumu bütün grup ve kesimleriyle dişe dokunur bir gelişme kaydedebilmiş değil.

ALMAN SİYASİLER TÜRK TOPLUMUNUN İLGİSİZLİĞİNİ ÇOK İYİ KULLANIYOR

Sonuç olarak Türkçe Almanya’da bariz derecede kan kaybediyor ve Türkiye ile Türk toplumunun ilgisizliği Türkçe ile ilgili haklı talepleri görmezden gelen Alman devletinin işini kolaylaştırıyor. Örneğin devlet yetkilileri, Türkçe dersleri ile ilgili bir ayrımcılık söz konusu edildiğinde ‘Türk aileler istemiyor ki’ şeklinde bir açıklamada bulunarak işin içinden sıyrılabiliyorlar. Biliyorlar ki bu açıklama bile aileleri harekete geçirmeyecek.

BAŞKENT BERLİN’DE TÜRKÇE ÖĞRETMENİ YETİŞTİREN ÜNİVERSİTE YOK

Hele hele Türkiye’de siyasi gelişmeler de eklenince Türkçe derslerine yönelik tepkiler için yeni bir bahane üretilmiş oldu. Alman medyası, politikacılar Berlin’deki ‘konsolosluk öğretmenleri’ olarak bilinen Türkçe öğretmenlerini hedefe koymuş vaziyette. İddialara göre Türkiye’nin gönderdiği bu öğretmenler Türkiye siyasetinin güdümünde. Ancak hiçbiri bu öğretmenlerin yerine hangi öğretmenlerin ders vereceği konusuna değinmiyor. Almanya’nın başkentindeki hiçbir üniversitede Türkçe öğretmeni yetiştiren bir bölüm yok ve şehirdeki onbinlerce Türk çocuğunun uluslararası anlaşmalardan doğan anadilini öğrenme hakkı yıllardır anne-babaların, Türk sivil toplum örgütlerinin gözünün içine baka baka gaspediliyor.

TÜRK TOPLUMU YENİ HÜKÜMETE VAATLERİNİ HATIRLATMALI

Ancak Berlin’deki yeni hükümet bu konuda umut vaat ediyor. Tabii Türk toplumu yeni hükümete dahil olan Yeşiller ve Sol Parti’nin anadilini teşvik eden politikalarına destek vererek hükümetin büyük ortağı Sosyal Demokrat Parti’yi (SPD) baskı altında tutarsa.Ancak bu şekilde şehirde Türkçe öğretmeni yetiştiren bir üniversite bölümü olabilecek ve çokdilliliği savunan bir hükümet sayesinde okullarda yaygın bir şekilde nota tabi bir Türkçe dersi verilebilecek ve bu başka eyaletlere de örnek olacak. Zira şu an Almanya’da Türkçe öğretmeni yetiştiren tek üniversite Essen-Duisburg Üniversitesi.

TÜRKÇENİN KENDİ KENDİNE YOK OLMASINI BEKLİYORLAR

Bu üniversite Almanya’daki Türk çocuklarının tamamına öğretmen yetiştiremeyeceğine ve Türkiye’den gelen öğretmenlerden de korkulduğuna göre tek çare öğretmenlik bölümlerinin çoğaltılması. Hala belli noktalardaki politikacıların işine ne bu yola başvurarak Almanya’nın kontrolünde bir Türkçe dersi verilmesini sağlamak geliyor ne de güvenmedikleri ‘konsolosluk öğretmenleri’ni saf dışı bırakmak. Yapılması gereken tek şey olarak bu dersleri kötülemek, gözden düşürmek, derslere ilginin daha da düşmesini ve bir gün kendi kendine yok olmasını beklemek. Zaten arada Türkiye ile bir anlaşma olduğu için ‘konsolosluk öğretmenleri’nin işine tek taraflı olarak son vermek mümkün değil.

EN BÜYÜK SORUN İLGİSİZLİK

Okullardaki Türkçe dersleri ile ilgili problemler anadili sorununun sadece bir yönünü oluşturuyor. Ancak diğer bütün problemler de ele alındığında en büyük sorun olarak karşımıza dikilen Türk insanının ilgisizliği ve kendi anadiline sahip çıkmaması oluyor. Bu yüzden de Türkçe Almanya’da Uluslararası Anadili Günü’nde artık kendisi için bir şey yapılamayan ve zaten kaybolmuş dil muamelesi görüyor. 

PAYLAŞ
Güven Tuncer
İnternet haberciliğindeki ilk yılı ve bu sektördeki inceliklerle tanışmayı büyük bir kazanç olarak görüyor. Almanyalı Türkleri ilgilendiren sosyal konulara, özellikle de eğitime ilgi duyuyor.